Dünyanın en ilginç adaları arasında endemik ejderha kanı ağaçlarıyla Socotra (Yemen), terk edilmiş maden kasabasıyla Hashima (Japonya), vahşi atlarıyla Sable Adası (Kanada), yalnızca orada yaşayan zehirli yılanıyla Queimada Grande (Brezilya), dünyanın en izole yerleşimlerinden Tristan da Cunha, tavşanlarla dolu Okunoshima (Japonya) ve moai heykelleriyle Rapa Nui (Şili) var. Bir kısmı turistlere açık, bir kısmına ise neredeyse hiç gidilemiyor.
| Ada | Ülke | Neden ilginç? | Gidilebilir mi? |
|---|---|---|---|
| Socotra | Yemen | Bitki türlerinin yaklaşık %37’si yalnızca burada | Sınırlı; Yemen için seyahat uyarılarını kontrol edin |
| Hashima | Japonya | 1974’te boşalan beton maden kasabası | Nagazaki’den tekne turlarıyla, hava izin verirse |
| Sable Adası | Kanada | Vahşi atlar, 350’den fazla gemi batığı | Çok sınırlı; Parks Canada kaydı gerekiyor |
| Queimada Grande | Brezilya | Adaya özgü zehirli Bothrops insularis | Hayır; yalnızca izinli araştırmacılar |
| Tristan da Cunha | Birleşik Krallık (denizaşırı) | Havaalanı yok, yaklaşık 220 kişilik nüfus | Cape Town’dan yılda birkaç kez kalkan gemilerle |
| Okunoshima | Japonya | Tavşanlar ve eski kimyasal silah fabrikası | Evet; Tadanoumi’den feribotla |
| Rapa Nui (Paskalya Adası) | Şili | Yüzlerce moai heykeli | Evet; Santiago’dan uçakla |
1. Socotra – Yemen

Socotra’nın fotoğraflarını ilk kez gören birinin buranın Dünya’da olduğuna inanmakta zorlanması normal.
Adanın sembolü haline gelen ejderha kanı ağaçları, dev bir şemsiyeyi andıran şekilleriyle oldukça sıra dışı görünüyor. Üstelik Socotra’nın ilginçliği yalnızca görüntüsünden kaynaklanmıyor. UNESCO’ya göre adadaki bitki türlerinin yaklaşık %37’si dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak bulunmuyor.
Socotra, biraz ada biraz da doğanın kendi bilim kurgu filmi gibi.
2. Hashima – Japonya
Uzaktan bakıldığında dev bir savaş gemisine benzediği için “Battleship Island – Savaş Gemisi Adası” olarak da bilinen Hashima’nın hikâyesi çok farklı.
Ada, bir zamanlar binlerce insanın yaşadığı yoğun bir kömür madenciliği yerleşimiydi. Okulları, apartmanları ve günlük yaşamın devam ettiği sokakları vardı. Kömür madeni 1974’te kapanınca ada tamamen boşaldı.
Bugün geriye denizin ortasında yükselen terk edilmiş beton binalar kaldı. Hashima aynı zamanda 2015’ten beri UNESCO Dünya Mirası listesindeki Japonya’nın Meiji dönemi sanayi mirasının bir parçası.
3. Sable Adası – Kanada
Atlantik Okyanusu’nun ortasında uzanan ince bir kum şeridi düşünün. Üzerinde yollar veya şehirler yerine özgürce dolaşan vahşi atlar var.
Kanada’nın Nova Scotia kıyılarından yaklaşık 290 kilometre açıkta bulunan Sable Adası sürekli değişen kum tepeleriyle tanınıyor. Adanın çevresinde 350’den fazla gemi kazasının yaşanmış olması nedeniyle bölge geçmişte “Atlantik’in Mezarlığı” olarak da anılmış.
Bugün adanın en ünlü sakinleri ise insanların müdahalesi olmadan yaşayan atları.
4. Queimada Grande – Brezilya
Buranın daha çok bilinen adı aslında her şeyi anlatıyor: Yılan Adası.
Brezilya kıyılarındaki Queimada Grande, yalnızca burada yaşayan Bothrops insularis adlı zehirli yılan türünün doğal yaşam alanı. Tür binlerce yıl boyunca anakaradan izole kaldığı için adaya özgü hale gelmiş durumda.
İnternette ada hakkında çok sayıda abartılı hikâye dolaşıyor. Brezilya’daki Butantan Enstitüsü de özellikle bu efsanelerin bir kısmının doğru olmadığını belirtiyor. Ancak sonuç değişmiyor: Ada genel ziyaretçilere açık değil.
Belki de uzaktan merak etmek en iyisi.
5. Tristan da Cunha – Güney Atlantik
Bir adada yaşadığınızı ve en yakın büyük kara parçasına ulaşmanın günler sürdüğünü düşünün.
Güney Atlantik’teki Tristan da Cunha tam olarak böyle bir yer. 2026 itibarıyla adada yalnızca yaklaşık 216 kişi yaşıyor ve burada havaalanı bulunmuyor. Güney Afrika’ya yaklaşık 2.800 kilometre uzaklıktaki adaya ulaşmanın temel yolu gemiler.
Bu nedenle Tristan da Cunha, dünyadaki en izole insan topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor.
6. Okunoshima – Japonya
Okunoshima bugün internette daha çok “Tavşan Adası” adıyla tanınıyor. Adanın yollarında ve yeşil alanlarında çok sayıda tavşan görmek mümkün.
Fakat sevimli görüntünün arkasında oldukça karanlık bir geçmiş var.
1929’da burada gizli bir kimyasal silah fabrikası kurulmuş ve II. Dünya Savaşı döneminde zehirli gaz üretimi yapılmış. Bugün adada bu dönemi anlatan bir müze de bulunuyor.
Tavşanlarla dolu sakin bir ada ile savaş tarihinin aynı yerde buluşması Okunoshima’yı dünyanın en sıra dışı yerlerinden biri haline getiriyor.
7. Rapa Nui – Şili
Rapa Nui ya da daha çok bilinen adıyla Paskalya Adası, dev taş heykelleri olan moailerle tanınıyor.
Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki ada, Şili ana karasından yaklaşık 3.700 kilometre uzakta bulunuyor. Yüzyıllar önce burada yaşayan Rapa Nui halkının yaptığı dev taş heykeller bugün hâlâ adanın en büyük gizemlerinden biri olarak görülüyor.
Sessizce okyanusa bakan yüzlerce yıllık taş heykeller düşünüldüğünde, Rapa Nui’nin neden insanların hayal gücünü bu kadar uzun süredir etkilediğini anlamak zor değil.
Gitmeyi düşünüyorsanız
Listedeki adaların çoğu ya koruma altında ya da ulaşımı zor yerler. Okunoshima ve Rapa Nui sıradan bir tatil planına eklenebilir; Hashima turları hava ve deniz koşulları uygun değilse adaya yanaşmadan dönebiliyor. Sable ve Tristan da Cunha için aylar önceden plan ve resmî izin gerekiyor, Queimada Grande ise ziyaretçilere tamamen kapalı. Socotra’ya gitmeyi düşünüyorsanız Yemen’deki güvenlik durumu nedeniyle Dışişleri Bakanlığı’nın güncel seyahat uyarılarını mutlaka kontrol edin.
Türkiye’de ada havası arıyorsanız eylül ayında tatile nereye gidilir yazımızdaki Gökçeada ve Bozcaada önerilerine bakabilirsiniz. Okyanus gizemlerini seviyorsanız Bermuda Şeytan Üçgeni’nin sırrı hakkındaki yazımız da ilginizi çekebilir.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.