Tema parkı denildiğinde çoğumuzun aklına hız trenleri, dönme dolaplar ve rengârenk lunapark oyuncakları geliyor. Fakat dünyanın bazı yerlerinde işler biraz farklı.
Birinde gerçek iş makinelerinin direksiyonuna geçiyorsunuz, diğerinde birkaç saat içinde Eyfel Kulesi’nden Tac Mahal’e yürüyebiliyorsunuz. Hatta masalları, otomobil tutkusunu veya oldukça tuhaf mizah anlayışını başlı başına bir eğlence parkına dönüştürenler bile var.
Daha önce Merakça’da dünyanın en ilginç adalarını ve dünyanın en büyük akvaryumlarını keşfetmiştik. Bu kez rotamız biraz daha eğlenceli.
İşte dünyanın dört bir yanından, alışılmış tema parklarına pek benzemeyen 10 sıra dışı yer.
1. Diggerland – İngiltere

Çocukken oyuncak kepçelerle oynamayı seviyorsanız Diggerland bunun devasa hâli gibi.
İngiltere’de birden fazla noktada bulunan parkta ziyaretçiler gerçek ekskavatörleri ve çeşitli iş makinelerini kullanabiliyor. Parktaki eğlence araçlarının önemli bir bölümü de inşaat makinelerinden esinlenerek tasarlanmış. Kısacası burada klasik atlıkarınca yerine kendinizi bir kepçenin koltuğunda bulmanız oldukça normal.
2. BonBon-Land – Danimarka

Danimarka’daki BonBon-Land için “biraz tuhaf” demek muhtemelen yetersiz kalır.
Parkın dünyası, sıra dışı karakterleriyle tanınan BonBon şekerlerinden doğmuş. İçeride klasik eğlence parkı oyuncakları bulunuyor ancak dekorasyonlarda absürt karakterler ve çocukça tuvalet mizahı sık sık karşınıza çıkıyor.
Ortaya da ciddi görünmek gibi hiçbir derdi olmayan, rengârenk ve oldukça eğlenceli bir park çıkmış.
3. Haw Par Villa – Singapur

Haw Par Villa’nın kapısından girdiğinizde sıradan bir eğlence parkında olmadığınızı hemen anlıyorsunuz.
1937’de kurulan park; Çin mitolojisi, halk hikâyeleri, ahlak öğretileri ve dini anlatıları yüzlerce heykel ve diorama aracılığıyla sergiliyor. Bazı sahneler oldukça renkliyken bazıları şaşırtıcı derecede karanlık.
Özellikle insan davranışlarının sonuçlarını anlatan “Cehennemin On Mahkemesi” tasvirleri, burayı dünyanın en sıra dışı kültürel parklarından biri hâline getiriyor.
4. Ghibli Park – Japonya

Burada amaç dev hız trenleriyle ziyaretçileri ters çevirmek değil. Asıl mesele, Studio Ghibli filmlerinin içine girmişsiniz hissini yaratmak.
Japonya’nın Aichi bölgesindeki Ghibli Park; Komşum Totoro, Prenses Mononoke, Yürüyen Şato ve Kiki’nin Teslimat Servisi gibi yapımlardan esinlenen farklı alanlardan oluşuyor.
Howl’un Şatosu’ndan Totoro’nun dünyasına kadar uzanan park, klasik eğlence parkından çok gezerek keşfedilen dev bir film evrenini andırıyor.
5. Tobu World Square – Japonya

Tokyo’dan Paris’e, oradan Mısır’a gitmek normalde biraz zaman alır. Tobu World Square’de ise birkaç dakika yeterli.
Parkın içerisinde dünyanın ünlü yapı ve anıtlarının ayrıntılı minyatürleri bulunuyor. Böylece ziyaretçiler aynı gün içerisinde farklı kıtaların simgesel yapılarını yan yana görebiliyor.
Minyatür dünyalar ilginizi çekiyorsa, bunun doğadaki karşılığı sayılabilecek dünyanın en güzel krater gölleri listesi de oldukça farklı manzaralar sunuyor.
Tobu World Square bugün kendisini doğrudan bir “dünya mirası ve mimari tema parkı” olarak tanımlıyor.
6. Suoi Tien Theme Park – Vietnam

Vietnam’ın Ho Chi Minh kentindeki Suoi Tien, eğlence parkı ile kültürel alan arasında oldukça sıra dışı bir yerde duruyor.
Dev heykeller, ejderhalar, Vietnam efsanelerinden sahneler ve geleneksel anlatılar klasik eğlence araçlarıyla aynı alanda bulunuyor. Bu nedenle parkta birkaç adım içerisinde lunapark atmosferinden mitolojik bir dünyaya geçmek mümkün.
7. Efteling – Hollanda

Disney karakterleri yerine yüzyıllardır anlatılan Avrupa masallarının başrolde olduğu bir park düşünün.
1952’de açılan Efteling’in merkezinde masallar, efsaneler ve halk hikâyeleri bulunuyor. Parkın ünlü Masal Ormanı’nda Kırmızı Başlıklı Kız’dan Hansel ve Gretel’e kadar pek çok hikâye farklı dekorlarla yeniden canlandırılıyor.
Bugün büyük hız trenleri ve modern eğlence araçları da var; fakat Efteling’i farklı yapan hâlâ o eski masal kitabının içine girmişsiniz hissi.
8. Ferrari World Abu Dhabi – Birleşik Arap Emirlikleri

Bir otomobil markasının etrafında koca bir tema parkı kurulabilir mi? Ferrari World bunun cevabını oldukça gösterişli biçimde veriyor.
Abu Dabi’deki Yas Island’da bulunan park, dünyanın ilk Ferrari markalı tema parkı. Simülatörlerden yarış temalı deneyimlere ve yüksek hızlı eğlence araçlarına kadar neredeyse her ayrıntıda Ferrari dünyasının izleri bulunuyor.
Parkın en tanınan oyuncaklarından Formula Rossa ise 240 km/s hıza ulaşan fırlatma sistemiyle hâlâ başlı başına bir deneyim.
9. Window of the World – Çin

Sabah Paris, öğleden sonra Mısır, akşam ise Hindistan…
Shenzhen’deki Window of the World tam olarak bu fikrin üzerine kurulmuş.
Yaklaşık 480 bin metrekarelik park içerisinde Eyfel Kulesi, Tac Mahal, Mısır piramitleri ve Pisa Kulesi gibi dünyanın ünlü yapılarının çok sayıda replikası bulunuyor. Sonuç biraz coğrafya kitabına, biraz da devasa bir film setine benziyor.
10. Le Parc du Petit Prince – Fransa

Listenin son durağı çocukluk kitaplarının en ünlü karakterlerinden birine ayrılmış.
Fransa’daki Le Parc du Petit Prince, Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens evreninden esinleniyor. Parkın en ilginç yanlarından biri ise yalnızca karadaki eğlence araçlarına bağlı kalmaması; uygun hava koşullarında balon deneyimleri de sunuluyor.
Küçük Prens’in dünyasının gerçek bir parka dönüşmesi bile burayı bu listeye almak için yeterli.
Tema Parkı Dediğin Böyle de Olabiliyormuş
Diggerland’da kepçe kullanmakla Ghibli Park’ta Hayao Miyazaki’nin dünyasında dolaşmak arasında pek ortak nokta yok gibi görünüyor.
Aslında var.
İyi bir tema parkının illa en yüksek hız trenine sahip olması gerekmiyor. Bazen güçlü bir fikir, ziyaretçiye yıllarca anlatacağı bir deneyim bırakmaya yetiyor.
Dünyanın farklı köşelerinde doğanın yarattığı sıra dışı yerleri görmek isterseniz dünyanın en renkli göllerine ve görmeniz gereken en güzel şelalelere de göz atabilirsiniz.
Peki siz yalnızca birini ziyaret edebilecek olsaydınız hangisini seçerdiniz?
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.