Bir zamanlar lavların, küllerin ve patlamaların hüküm sürdüğü bir yerde bugün masmavi bir göl görmek biraz tuhaf.
Ama dünyanın en güzel göllerinden bazıları tam olarak böyle oluştu.
Volkanların patlaması veya çökmesiyle meydana gelen büyük çukurlar zaman içinde yağmur, kar ve yer altı sularıyla dolabiliyor. Ortaya da bazen metrelerce yüksekliğindeki kayalık duvarlarla çevrili, inanılması güç manzaralar çıkıyor. Bu patlamaları yakından görmek isterseniz, hayatını yanardağlara adamış Krafft çiftini anlatan Fire of Love’ı izlenecek belgeseller listemizde bulabilirsiniz.
Üstelik hepsi mavi değil. Turkuaz, yeşil, kırmızı hatta zaman zaman renk değiştiren krater gölleri bile var. Bu tarafı ilginizi çekiyorsa Merakça’daki Dünyanın En Renkli Gölleri yazısına da mutlaka göz atın.
Küçük bir not: Günlük dilde bunların çoğuna “krater gölü” deniliyor. Jeolojik olarak bazıları aslında kaldera gölü. Yani volkanın yalnızca kraterinde değil, büyük bir patlama sonrası çöken çok daha geniş alanlarda oluşuyorlar.
1. Crater Lake – ABD

Listenin en etkileyici duraklarından biri Oregon’daki Crater Lake.
Yaklaşık 7.700 yıl önce Mazama Dağı’nın çok büyük bir patlama sonrası çökmesiyle oluşan kaldera zaman içinde yağmur ve kar sularıyla doldu. Gölü besleyen büyük bir akarsu bulunmuyor.
Sonuç ise olağanüstü derecede berrak, koyu mavi bir göl.
Yaklaşık 592 metre derinliğiyle ABD’nin en derin gölü olan Crater Lake’in ortasında Wizard Island adı verilen küçük volkanik ada yükseliyor. Gölün çevresindeki sarp duvarlarla birleştiğinde manzara, dev bir doğal amfitiyatroyu andırıyor.
2. Quilotoa – Ekvador

Ekvador Andları’nda yaklaşık 3.900 metre yüksekliğe çıktığınızda sizi bekleyen şey karla kaplı bir zirve değil, dev bir turkuaz göl.
Quilotoa, yaklaşık 3 kilometre genişliğindeki volkanik kalderanın içerisinde yer alıyor. Gölün derinliği yaklaşık 250 metreyi buluyor ve çevresindeki kaldera duvarları su seviyesinden yüzlerce metre yükseliyor.
Güneşin ve hava koşullarının etkisiyle su bazen turkuaz, bazen de yeşile yakın görünebiliyor.
Krater kenarındaki yürüyüş rotası ise manzarayı yalnızca bir seyir noktasından görmek istemeyenler için oldukça etkileyici. Ekvador’un resmî turizm sitesi de Quilotoa’yı ülkenin And bölgesindeki önemli doğa destinasyonlarından biri olarak gösteriyor.
3. Kelimutu Gölleri – Endonezya

Kelimutu’yu diğerlerinden ayıran şey tek bir krater gölüne değil, yan yana üç göle sahip olması.
Endonezya’nın Flores Adası’ndaki Kelimutu Yanardağı’nın zirvesinde bulunan bu göller zaman içerisinde mavi, yeşil, kırmızı, kahverengi hatta neredeyse siyah renklere dönüşebiliyor.
Renklerin ne zaman değişeceğini kestirmek de kolay değil. Endonezya’nın resmî turizm sitesine göre üç gölün renkleri oldukça öngörülemez biçimde değişebiliyor.
Yerel inanışlarda ise göllerin ölen insanların ruhlarının dinlenme yeri olduğuna inanılıyor.
Endonezya’nın doğası zaten tek başına ayrı bir konu. Ülkeye gitmeyi düşünenler için Merakça’daki Bali’de Gezilecek Yerler: İlk Kez Gidecekler İçin 15 Durak rehberimiz de güzel bir başlangıç olabilir.
4. Pinatubo Krater Gölü – Filipinler
Bugün huzurlu görünen Pinatubo Gölü’nün hikâyesi çok daha yakın tarihe dayanıyor.
Pinatubo Yanardağı 1991 yılında 20. yüzyılın en büyük volkanik patlamalarından birini yaşadı. Patlama sırasında zirve çöktü ve yaklaşık 2,5 kilometre genişliğinde bir kaldera oluştu.
Daha da şaşırtıcı olan, gölün patlamadan yalnızca birkaç ay sonra oluşmaya başlaması.
Yağmur ve kaynak suları zamanla kalderayı doldurdu ve bir zamanlar patlamanın merkezi olan bölge, bugün çevresindeki sivri dağlarla birlikte Filipinler’in en etkileyici doğal manzaralarından birine dönüştü.
Doğanın yıkıcı bir olaydan böylesine sakin bir manzara çıkarabilmesi gerçekten garip.
5. Kawah Ijen – Endonezya
Bazı krater gölleri güzel oldukları kadar tehlikeli.
Java Adası’ndaki Kawah Ijen bunun en iyi örneklerinden biri.
Aktif Ijen volkanının kraterindeki göl parlak turkuaz rengiyle dikkat çekiyor. Fakat görünüşüne aldanmamak gerekiyor; göl hidrotermal ve volkanik süreçler nedeniyle son derece asidik bir yapıya sahip.
Bölgeyi daha da meşhur yapan başka bir olay ise geceleri görülebilen “mavi ateş”.
Burada önemli bir yanlış anlaşılma var: Görülen şey mavi lav değil. Sülfür açısından zengin gazların yanması mavi alevlerin oluşmasına neden oluyor.
Gündüz turkuaz göl, gece ise mavi alevler… Aynı volkanın iki farklı yüzü var.
6. Lagoa do Fogo – Azor Adaları

Portekiz’e bağlı Azorlar’daki São Miguel Adası zaten volkanik geçmişinin izlerini hemen her yerde taşıyor.
Adanın merkezinde bulunan Lagoa do Fogo, yani “Ateş Gölü”, yemyeşil volkanik yamaçların arasında uzanan büyük bir krater gölü.
Göl 1974’ten beri doğal rezerv statüsünde ve yaklaşık 30 metre maksimum derinliğe ulaşıyor. Özellikle yukarıdaki seyir noktalarından bakıldığında yeşil dağların ortasında kalan mavi su oldukça çarpıcı görünüyor.
Adalar ve sıra dışı coğrafyalar ilginizi çekiyorsa buradan Dünyanın En İlginç Adaları: Haritada Zor Bulunan Sıra Dışı Yerler yazımıza geçebilirsiniz.
7. Sete Cidades – Azor Adaları

São Miguel’den hemen ayrılmayalım.
Adanın batısındaki dev volkanik kalderanın içerisinde bulunan Sete Cidades, aynı manzara içerisinde iki farklı renkte göl görme hissi vermesiyle ünlü.
Biri daha mavi, diğeri daha yeşil görünen iki göl dar bir geçitle birbirine bağlanıyor. Azorlar’ın resmî turizm kaynakları da Sete Cidades’i São Miguel’in en karakteristik volkanik manzaralarından biri olarak tanımlıyor.
Renk farkının arkasında romantik bir yerel efsane de var. Hikâyeye göre mavi gözlü bir prensesle yeşil gözlü sevdiğinin ayrılırken döktüğü gözyaşları iki gölü oluşturmuş.
Jeoloji elbette biraz daha farklı bir açıklama sunuyor ama manzaraya bakınca efsanenin neden hâlâ anlatıldığını anlamak zor değil.
Krater Gölleri Nasıl Oluşuyor?
Her krater gölünün hikâyesi aynı değil.
Bazıları büyük bir patlama sonrası volkanın zirvesinin çökmesiyle oluşan kalderalarda, bazıları ise daha küçük volkanik kraterlerde meydana geliyor.
Bu çukurlar zamanla;
- yağmur,
- eriyen kar ve buz,
- yer altı suları
ile dolabiliyor.
Volkan hâlâ aktifse gölün kimyası da oldukça farklı olabiliyor. Bu yüzden bazı krater gölleri içilebilir tatlı sudan oluşurken bazıları sıcak veya güçlü biçimde asidik olabiliyor.
Güzel Manzaranın Altında Hâlâ Bir Volkan Var
Krater göllerine bakarken unutulan bir şey var: Gördüğümüz o kusursuz manzaranın ortaya çıkması için geçmişte oldukça büyük jeolojik olayların yaşanması gerekti.
Bugün turistlerin fotoğraf çektiği bir gölün bulunduğu yerde binlerce yıl önce dağın zirvesi çökmüş olabilir.
Pinatubo’da bu değişimin gerçekleşmesi için binlerce yıl beklemeye bile gerek kalmadı; süreç modern çağda insanların gözleri önünde yaşandı.
Belki de krater göllerini bu kadar etkileyici yapan şey renklerinden daha çok bu tezat.
Bir zamanlar ateşin olduğu yerde bugün su var.
Ve doğa, yıkımın geride bıraktığı boşluğu bazen dünyanın en güzel manzaralarından biriyle dolduruyor.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.