Saat 19.30’da buluşacaksınız.
19.18’de mesaj geliyor:
“Ben 5 dakikaya hazırım.”
Tecrübesiz biriysen montunu giyersin. Tecrübeliysen telefonunu şarja takar, kendine bir kahve yapar ve hayatına kaldığın yerden devam edersin.
Çünkü bazı insanların “5 dakika” dediği şey bir zaman ölçüsü değildir. Bir umut, bir hedef, hatta zaman zaman tamamen duygusal bir tahmindir.
İşte o mesaj gönderildikten sonra perde arkasında yaşanan 12 aşama.
Beş dakikanın içinde koca bir hayat var
1. “Zaten neredeyse hazırım” özgüveni gelir
Henüz yapılacak çok şey vardır ama kişi bunların hiçbirini ciddi bir engel olarak görmez.
Duş? İki dakika.
Saç? Hemen olur.
Ne giyeceğim? Dolabı açınca belli olur.
Anahtar nerede? Bir yerde.
Bütün plan teoride kusursuzdur. Gerçek hayat henüz devreye girmemiştir.
Ve o meşhur mesaj gönderilir:
“5 dakikaya hazırım.”
Geri dönüş yolu artık yoktur.
2. Dolabın karşısında ilk sistem hatası yaşanır
Plan basitti: Bir tişört, bir pantolon, çık.
Sonra tişört giyilir.
Olmaz.
Başka bir şey denenir.
O da olmaz.
İlk tişört aslında fena değilmiş gibi gelir ve yeniden giyilir. Fakat bu kez pantolonla ilgili şüphe başlamıştır.
Beş dakikalık hazırlığın yaklaşık dört dakikası, “Benim giyecek hiçbir şeyim yok” krizine ayrılmıştır.
Dolabın tamamı yatağın üzerinde olabilir ama teknik olarak hâlâ giyilecek hiçbir şey yoktur.
3. Aynaya bakıp plansız bir proje başlatılır
Tam çıkılacakken aynada küçük bir ayrıntı fark edilir.
Saçın bir tarafı farklı duruyor olabilir.
Kaşlardan biri diğerinden bağımsızlığını ilan etmiş olabilir.
Üstündeki kıyafet ev ışığında güzel görünürken koridor ışığında bütün güvenilirliğini kaybetmiş olabilir.
Normal şartlarda önemsenmeyecek ayrıntı, tam kapıdan çıkarken ulusal mesele hâline gelir.
Hazırlık artık hazırlık değildir.
Restorasyondur.
4. Telefon eldeyken zaman gizemli biçimde kaybolur
Telefon yalnızca saate bakmak için alınmıştır.
Sonra bir bildirim görülür.
Bir mesaj cevaplanır.
Instagram’a “sadece bir saniye” bakılır.
Bir video açılır.
Ardından algoritma görevini yapar ve insan kendisini, hiç tanımadığı birinin mutfak yenilemesini izlerken bulur.
Dışarıda bekleyen kişi ise aynı sırada şu mesajı yazmaktadır:
“Çıktın mı?”
5. “Çıkıyorum” mesajı gönderilir
İşte kritik eşik.
“5 dakikaya hazırım” aşamasından sonra gelen “çıkıyorum”, hazırlığın tamamlandığı anlamına gelmez.
Bu daha çok bir niyet beyanıdır.
Kişi hâlâ odasında olabilir.
Çorabını arıyor olabilir.
Saçını düzeltiyor olabilir.
Hatta biraz önce seçtiği kıyafetten yeniden vazgeçmiş olabilir.
Ama ruhen çıkmıştır.
Fiziksel beden birkaç aşama geriden gelmektedir.
Buluşma saatleriyle ilişkinizi merak ediyorsanız Merakça’nın Ne Kadar Zor Bir İnsansın? testindeki buluşma saati sorusu bu konuda küçük bir yüzleşme yaşatabilir. 😄
6. Anahtar–cüzdan–telefon üçgeni başlar

Hazırlık bitmiştir.
En azından öyle sanılır.
Şimdi çıkmak için gereken üç kutsal nesne bulunmalıdır:
Telefon. Cüzdan. Anahtar.
İkisinin nerede olduğu bilinir. Üçüncüsü ortadan kaybolmuştur.
Cepler kontrol edilir.
Çanta boşaltılır.
Masa aranır.
“Ben bunu kesin buraya koymuştum” cümlesi söylenir.
Sonunda anahtar kişinin biraz önce baktığı yerde bulunur.
Artık gerçekten çıkılabilir.
Teoride.
7. Ayakkabı bütün planı bozar
Kapıya gelinmiştir.
Zafer yakındır.
Sonra seçilen ayakkabının kıyafetle olmadığına karar verilir.
Ayakkabı değişir.
Yeni ayakkabıyla çanta uyumsuz görünür.
Çanta değişir.
Yeni çantaya cüzdan, anahtar ve diğer eşyalar aktarılır.
Az önce beş dakika boyunca aranan anahtarın tekrar kaybolma ihtimali doğmuştur.
Döngü yeniden başlayabilir.
8. Son anda “Bir şey unuttum” hissi gelir
Kapı kapanmak üzeredir ama beyin alarm verir:
Bir şey eksik.
Neyin eksik olduğu bilinmez.
Parfüm olabilir.
Şarj aleti olabilir.
Kulaklık olabilir.
Hiçbir şey de olmayabilir.
Fakat o şüpheyle evden çıkılmaz.
Odalar tekrar dolaşılır ve genellikle ihtiyaç duyulmayacak üç yeni eşya çantaya eklenir.
Eksik olduğu düşünülen şey ise bulunamaz çünkü muhtemelen başından beri eksik değildir.
9. Bekleyen kişiye iyimser konum bilgisi verilir
Telefon yeniden çalar:
“Neredesin?”
Cevap seçenekleri gerçeğe göre değil, moral durumuna göre şekillenir.
“İniyorum.”
“Asansördeyim.”
“Kapıdayım.”
“Yoldayım sayılır.”
Buradaki “sayılır” kelimesi son derece değerlidir.
Çünkü ayakkabılar giyilmişse insan kendisini zihinsel olarak yolculuğa başlamış kabul edebilir.
10. Asansör beklenmedik final boss olur
Kişi sonunda evden çıkmıştır.
Fakat asansör 9. kattadır.
Sonra 8.
Sonra 7.
Sonra bir yerde durur.
Uzun süre hareket etmez.
Tam geldiğinde içeriden dört kişi, iki poşet ve bir çocuk bisikleti çıkar.
Merdivenlerden inmek artık daha hızlı olacaktır ama bu karar için de yaklaşık 40 saniye düşünülür.
“5 dakika” evrenindeki son büyük engellerden biri başarıyla aşılmıştır.
11. Dışarı çıkınca gerçek zamanla ilk temas gerçekleşir
Apartmanın kapısından çıkılır.
Telefona bakılır.
“5 dakikaya hazırım” mesajının üzerinden 27 dakika geçmiştir.
Kısa süreli bir şaşkınlık yaşanır.
“Nasıl ya?”
Sanki geçen 27 dakika kişinin de bilgisi dışında gerçekleşmiştir.
Bu aşamada suçlanabilecek çok sayıda unsur vardır:
Asansör.
Trafik.
Anahtar.
Dolap.
Telefon.
Zamanın kendisi.
Kişinin hazırlanmaya geç başlamış olması ise soruşturma kapsamına alınmaz.
12. Buluşmaya varınca bütün dosya tek cümleyle kapanır
Bekleyen kişi sonunda uzakta görünür.
İlk cümle genellikle savunma amaçlıdır:
“Ay çok mu bekledin?”
Ardından küçük bir açıklama gelir:
“Asansör gelmedi.”
“Çıkarken telefonumu bulamadım.”
“Normalde çoktan çıkmıştım.”
Ve birkaç dakika sonra konu kapanır.
Ta ki bir sonraki buluşmada aynı mesaj yeniden gelene kadar:
“5 dakikaya hazırım.”
Arkadaş grubunuzda böyle biri varsa zaten herkes onun kim olduğunu biliyordur. Hatta Arkadaş Grubunda Hangi Tipsin? testi “Son Dakika Kaybolanı” ile grubunuzdaki şüpheliyi resmen belirlemenize yardımcı olabilir. 😄
Gerçek soru: O beş dakika kaç dakika?
Burada matematik işe yaramıyor.
“5 dakikaya hazırım” bazen gerçekten beş dakika olabilir. Bazen 15. Bazen 35.
Asıl ölçüm yöntemi farklıdır:
Ayakkabı giyildiyse umut vardır.
Anahtar bulunduysa süreç ilerliyordur.
“İniyorum” mesajı geldiyse hâlâ temkinli olmak gerekir.
Apartman kapısından fotoğraf geldiyse artık hazırlanabilirsiniz.
Belki de yapılması gereken “5 dakika” cümlesini değiştirmek.
“Hazırlanmaya devam ediyorum ama sana süre vermeye cesaret edemiyorum” çok daha doğru olurdu.
Gerçi kabul edelim, aynı etkiyi yaratmıyor.
Bir dahaki sefere birinden “5 dakikaya hazırım” mesajı aldığınızda hemen kapıya yönelmeyin.
Telefonunuzun şarjı azsa takın.
Bir bardak su için.
Belki bir bölüm dizi açmayın ama kısa bir video için vaktiniz büyük ihtimalle vardır.
Çünkü bazı beş dakikalar saatle değil, hazırlanan insanın iç huzuruyla ölçülür.
Kaynakça
Bu içerik gündelik yaşam gözlemlerinden hareketle hazırlanmış mizah yazısıdır. Doğrulama gerektiren teknik, sağlık, hukuk, finans veya istatistiksel bir bilgi kullanılmadığından dış kaynak aktarımına yer verilmemiştir.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.