Akdeniz’in en sevilen tatil merkezlerinden biri olan Alanya; uzun plajları, Selçuklu mirası, mağaraları ve serin vadileriyle yalnızca deniz tatilinden ibaret değil. Şehir merkezindeki pek çok noktaya yürüyerek ulaşılabilmesi de ilk kez gelenler için önemli bir avantaj.
Alanya’yı acele etmeden keşfetmek için en az iki, çevredeki doğal güzellikleri de görmek için üç gün ayırmak iyi bir seçim. İşte Alanya’da gezilecek yerler arasında öne çıkan duraklar ve geziyi kolaylaştıracak öneriler…
1. Alanya Kalesi

Şehrin simgesi olan Alanya Kalesi, denize doğru uzanan kayalık yarımadanın üzerinde yer alıyor. Geçmişi Antik Çağ’a kadar uzanan bölge, özellikle Anadolu Selçukluları döneminde bugünkü görünümüne kavuşmuş.
Kale çevresinde surları, eski sarnıçları ve tarihî yapıları görebilir; Akdeniz ile Alanya sahilini aynı karede izleyebilirsiniz. Manzaranın en etkileyici olduğu saatler genellikle gün batımına yakın zamanlar. Ancak yazın öğle sıcağından kaçınmak ve yürüyüş için rahat ayakkabı tercih etmek gerekiyor.
2. Kızıl Kule
Alanya Limanı’nın yanında bulunan Kızıl Kule, 13. yüzyılda limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yaptırılmış. Sekizgen planı ve kırmızı tuğlalarıyla dikkat çeken yapı, bugün şehrin en tanınan tarihî eserlerinden biri.
Kulenin iç bölümlerini gezdikten sonra üst kısımdan liman manzarasını seyredebilirsiniz. Merdivenler yer yer dik olduğu için küçük çocuklarla veya hareket kısıtlılığı bulunan ziyaretçilerle gezerken dikkatli olmakta yarar var.
3. Alanya Tersanesi
Kızıl Kule’den kısa bir yürüyüşle ulaşılabilen Alanya Tersanesi, Selçuklulardan günümüze kalan önemli yapılardan biri. Deniz kıyısına inşa edilen beş gözlü tersane, özellikle tarih ve mimariyle ilgilenenlerin görmesi gereken bir durak.
Kızıl Kule ve tersaneyi aynı gezi içinde planlamak zaman kazandırır. Akşam saatlerinde yapıların ışıklandırılmış hâli de oldukça etkileyici bir manzara oluşturur.
4. Damlataş Mağarası
Alanya Kalesi’nin batı tarafında bulunan Damlataş Mağarası, liman çalışmaları sırasında 1948 yılında tesadüfen keşfedilmiş. Sarkıt ve dikitlerle kaplı mağaranın sıcaklığı yıl boyunca yaklaşık 22 derece civarında kalıyor.
Mağara küçük olduğundan ziyaret uzun sürmüyor. Bu nedenle Damlataş Mağarası, Kleopatra Plajı ve teleferik gezisini aynı güne sığdırabilirsiniz. Nemli ve basamaklı bölümlerde zeminin kaygan olabileceğini unutmamak gerekiyor.
Mağara havasının bazı solunum rahatsızlıklarına iyi geldiğine ilişkin yaygın bir inanış bulunsa da burası tıbbi tedavinin yerine görülmemeli; sağlık amacıyla yapılacak ziyaretlerde doktor görüşü alınmalıdır.
5. Kleopatra Plajı
Alanya’da denize girmek denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri Kleopatra Plajı. Kaleye bakan manzarası, geniş sahili ve berrak denizi sayesinde hem yüzmek hem de gün batımını izlemek için tercih ediliyor.
Plaja giriş genellikle ücretsiz olsa da şezlong, şemsiye ve su sporları gibi hizmetler ücretli olabilir. Deniz bazı günlerde kısa mesafede derinleşebildiği ve dalgalanabildiği için özellikle çocuklu ailelerin dikkatli olması önemli.
Farklı sahiller ve ada rotaları keşfetmeyi seviyorsanız Merakça’daki Bali’de gezilecek yerler rehberine de göz atabilirsiniz.
6. Alanya Teleferik
Damlataş bölgesi ile kale çevresi arasında çalışan teleferik, yorucu bir yokuş çıkmadan manzarayı izlemek isteyenler için keyifli bir seçenek. Yolculuk sırasında Kleopatra Plajı’nı, şehir merkezini ve Akdeniz’i yukarıdan görmek mümkün.
Çalışma saatleri ve bilet ücretleri sezona, hava koşullarına veya teknik bakımlara göre değişebildiği için gitmeden önce güncel bilgileri kontrol etmekte fayda var.
7. Dim Çayı
Yaz sıcaklarında serinlemek isteyenlerin en sevdiği adreslerden biri Dim Çayı. Alanya merkezine yaklaşık 15 kilometre mesafedeki vadide su üzerine kurulmuş çardaklar, restoranlar ve dinlenme alanları bulunuyor.
Burada kahvaltı yapabilir, çay kenarında dinlenebilir veya tesislerin izin verdiği bölümlerde suya girebilirsiniz. Ancak Dim Çayı’nın suyu yaz aylarında bile oldukça soğuk olabilir. Çocuklarla giderken akıntı bulunan noktalara karşı dikkatli olunmalı.
8. Dim Mağarası
Dim Çayı gezisiyle birlikte planlanabilecek Dim Mağarası, Cebel-i Reis Dağı’nın yamacında bulunuyor. Sarkıtları, dikitleri ve mağaranın sonundaki küçük gölüyle Alanya çevresindeki en dikkat çekici doğal oluşumlardan biri.
Mağara içinde çok sayıda basamak bulunduğundan kaymayan ayakkabılar tercih edilmeli. İçerisi dışarıya göre serin olduğu için sıcak bir günde bile ince bir üstlük taşımak yararlı olabilir.
9. Sapadere Kanyonu
Şehir merkezinden uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenlerin rotası Sapadere Kanyonu olabilir. Kanyon boyunca uzanan yürüyüş platformu; kayalıklar, küçük şelaleler ve doğal havuzlar arasında ilerliyor.
Sabah erken saatlerde gitmek hem sıcak havadan hem de kalabalıktan kaçınmayı kolaylaştırır. Kanyondaki su oldukça soğuk, bazı yüzeyler ise ıslak ve kaygan olabilir. Bu nedenle terlik yerine rahat bir yürüyüş ayakkabısı daha doğru bir seçimdir.
Doğal oluşumları keşfetmek ilginizi çekiyorsa dünyanın en güzel krater gölleri yazımızı da okuyabilirsiniz.
10. Alanya Arkeoloji Müzesi
Plaj dışında daha sakin bir program yapmak isteyenler için Alanya Arkeoloji Müzesi iyi bir alternatif. Müzede Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden kalan eserlerin yanı sıra bölgenin etnografik geçmişini yansıtan parçalar sergileniyor.
Müze, Damlataş çevresinde bulunduğu için mağara ve Kleopatra Plajı ile aynı güne eklenebilir. Ziyaret saatlerinin mevsime ve resmî tatillere göre değişebileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Alanya İçin İki Günlük Gezi Planı
İlk gün şehir merkezindeki birbirine yakın noktaları gezebilirsiniz. Sabah Damlataş Mağarası ile başlayıp Kleopatra Plajı’na geçebilir, ardından teleferikle kale bölgesine çıkabilirsiniz. Günün devamında Alanya Kalesi, Kızıl Kule ve tersaneyi görerek limanda yürüyüş yapabilirsiniz.
İkinci günü doğal güzelliklere ayırmak daha rahat olur. Sabah Sapadere Kanyonu’na gittikten sonra Dim Mağarası’nı gezebilir, günü Dim Çayı kenarında tamamlayabilirsiniz. Aracınız yoksa merkezden düzenlenen turlar değerlendirilebilir; tur seçerken programa dâhil olan hizmetleri önceden sormak önemli.
Alanya’ya Ne Zaman Gidilir?
Deniz tatili için haziran ile eylül ayları tercih edilse de temmuz ve ağustos oldukça sıcak ve kalabalık olabilir. Tarihî yerleri gezmek ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için mayıs, haziran başı, eylül ve ekim daha rahat dönemlerdir.
Yazın seyahat edecekseniz açık alanları sabah veya akşam saatlerine bırakın. Yanınıza güneş kremi, şapka, su ve rahat ayakkabı almayı unutmayın. Uçakla gelecek yolcuların yolculuk öncesinde kayıp bagaj durumunda yapılması gerekenleri bilmesi de faydalı olabilir.
Alanya’da Ulaşım Nasıl Sağlanır?
Alanya’ya hava yoluyla ulaşımda en yakın seçenek Gazipaşa-Alanya Havalimanı. Antalya Havalimanı da kullanılabilir ancak şehir merkezine daha uzaktır. Havalimanından transfer, servis, taksi veya kiralık araç seçenekleri değerlendirilebilir.
Kale, liman, Damlataş ve Kleopatra Plajı gibi merkezî yerlerde yürüyüş ve toplu taşıma yeterli olabilir. Dim Çayı, Dim Mağarası ve Sapadere Kanyonu gibi çevre rotalarında ise araç kiralamak veya günübirlik tura katılmak geziyi kolaylaştırır.
Alanya’da Kaç Gün Kalınmalı?
Yalnızca şehir merkezini ve plajları görmek için iki gün yeterli olabilir. Dim Çayı, Dim Mağarası ve Sapadere Kanyonu da programa eklenecekse en az üç gün ayırmak daha doğru olur. Deniz tatiliyle geziyi bir arada yapmak isteyenler ise dört veya beş günlük bir program hazırlayabilir.
Alanya; sabah tarihî bir kalede yürüyüp öğleden sonra denize girebileceğiniz, ertesi gün ise serin bir kanyonda doğayla buluşabileceğiniz çok yönlü bir tatil rotası. Programı mesafelere göre bölmek ve çevredeki doğal güzellikler için ayrı bir gün ayırmak, ilk Alanya gezisini çok daha keyifli hâle getirir.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.