Benzin istasyonunda hava pompasının başına gelince aynı soru çıkıyor: 32 mi, 34 mü, 36 PSI mı? İnternette birkaç tabloya bakıldığında iş daha da karışıyor. Çünkü aynı lastik ebadı için bile farklı rakamlarla karşılaşmak mümkün.
Aslında doğru lastik basıncını bulmanın yolu tahmin etmekten çok daha kolay.
Araç lastik basıncı kaç PSI olmalı?
Otomobiller için herkesin kullanabileceği tek bir “ideal PSI” değeri yok. 32 PSI bir araç için doğruyken başka bir modelde ön lastikler 36, arka lastikler 33 PSI olabilir. Araç tam yüklendiğinde üreticinin önerdiği değerler yeniden değişebilir.
Bu nedenle lastik basıncı lastik ebadına bakılarak tek başına belirlenmemeli.
Doğru değer genellikle sürücü kapısının iç kısmındaki etikette, kapı direğinde, bazı otomobillerde yakıt kapağında veya kullanım kılavuzunda bulunur. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) da doğru basıncın lastiğin üzerindeki değerden değil, araç üreticisinin verdiği etiketten alınmasını öneriyor.
Etikette ön ve arka lastikler için ayrı rakamlar görmeniz de hata olduğu anlamına gelmez. Aracın ağırlık dağılımına göre üretici iki aks için farklı basınç belirleyebilir. Bazı modellerde normal kullanım ve tam yüklü kullanım için iki ayrı değer bulunur.
Yani komşunun otomobilindeki 34 PSI, sizin otomobiliniz için doğru değer olmayabilir.
Lastiğin üzerinde yazan PSI değeri neden kullanılmamalı?
Lastik yanağında dikkat çekici biçimde yazan PSI veya kPa değeri sürücülerin sık yaptığı bir hataya neden oluyor.
Buradaki değer çoğu zaman aracınız için önerilen günlük kullanım basıncı değildir. Lastiğin teknik sınırlarıyla ilgili bilgidir. Aracın ağırlığı, süspansiyon yapısı, aks yükü ve sürüş karakteri hesaba katılarak belirlenen kullanım basıncı ise otomobil üreticisinin etiketinde bulunur.
NHTSA bu ayrımı açık şekilde yapıyor ve lastik yanağındaki maksimum basınç yerine aracın kapı etiketindeki değerin kullanılmasını söylüyor.
Bu nedenle “lastikte 51 PSI yazıyor, 45 basarsam daha az yakar” yaklaşımı doğru değil.
Lastik basıncı ne zaman ölçülmeli?
Basıncı sabah ölçtüğünüzde 33 PSI, uzun bir yolculuğun ardından 36 PSI görmek şaşırtıcı değildir. Lastik hareket ettikçe ısınır; içerisindeki havanın sıcaklığı arttığında ölçülen basınç da yükselir.
Sağlıklı karşılaştırma için değer lastikler soğukken ölçülmeli.
NHTSA, soğuk lastiği aracın en az üç saat kullanılmadığı durum olarak tanımlıyor ve basıncın en az ayda bir kontrol edilmesini öneriyor.
Uzun yoldan gelip pompanın başında sıcak lastiğin havasını etikette yazan soğuk değere kadar indirmek ise ters etki yaratabilir. Lastik soğuduğunda basınç önerilen seviyenin altına düşer. Michelin de sıcak lastiğin yalnızca sıcak olduğu için yükselen basıncını azaltmamayı öneriyor.
Düşük lastik basıncı yakıt tüketimini gerçekten artırır mı?
Evet, fakat internette karşılaşılan abartılı oranlara biraz mesafeli yaklaşmak gerekiyor.
Havası düşük lastik hareket ederken daha fazla deformasyona uğrar ve yuvarlanma direnci yükselir. Otomobil aynı mesafeyi katetmek için biraz daha fazla enerji harcar.
ABD Enerji Bakanlığı ve EPA tarafından işletilen FuelEconomy.gov’a göre lastikleri doğru basınçta tutmak yakıt ekonomisini ortalama yaklaşık %0,6, bazı koşullarda ise %3’e kadar iyileştirebilir. Aynı kaynak, dört lastiğin ortalama basıncındaki her 1 PSI düşüşün yakıt ekonomisini yaklaşık %0,2 azaltabileceğini belirtiyor.
Tek başına dev bir tasarruf gibi görünmeyebilir. Fakat lastik basıncı sürekli düşük kullanıldığında kayıp her kilometrede tekrar eder.
Yakıt giderlerini daha geniş açıdan azaltmak istiyorsanız Merakça’daki araç yakıt tüketimini azaltmanın yolları rehberinde hız, ani hızlanma, klima, gereksiz yük ve sürüş alışkanlıklarının etkisini de inceleyebilirsiniz.
Düşük hava yalnızca yakıtı etkilemiyor
Yakıt faturası işin küçük tarafı.
Basıncı düşük bir lastik daha fazla esner ve çalışırken daha fazla ısı üretir. Michelin, düşük basıncın düzensiz aşınmaya, yol tutuşunun bozulmasına ve yüksek hızda aşırı ısınmaya bağlı ciddi lastik sorunlarına kadar uzanabileceğini belirtiyor.
Direksiyon tepkilerinin ağırlaşması veya otomobilin alıştığınızdan daha “yumuşak” hissettirmesi de düşük basınçla birlikte görülebilir.
Üstelik lastiğe bakarak birkaç PSI eksik olduğunu anlamak her zaman mümkün değil. NHTSA, basıncı düşük lastiklerin gözle fark edilmesinin zor olduğunu ve ölçüm cihazıyla düzenli kontrol yapılması gerektiğini vurguluyor.
Bunu da okuyun: Lastik Patlak Değil Ama Havası Neden İniyor? Yavaş Hava Kaçağının 6 Nedeni
Fazla hava basmak yakıt tasarrufu sağlar mı?

Burada sık yapılan başka bir hesap var: Düşük basınç yuvarlanma direncini artırıyorsa lastiği biraz fazla şişirmek daha ekonomik olmalı.
Teoride yuvarlanma direnciyle ilgili küçük bir değişiklik oluşabilir; fakat otomobil üreticisinin tavsiye ettiği değerin üzerine çıkmayı bir yakıt tasarrufu yöntemi olarak görmek doğru değil.
Fazla şişirilmiş lastiklerin sürüş karakteri değişebilir, yol darbeleri kabine daha sert iletilebilir ve lastiğin sırtının orta bölümünde daha hızlı aşınma görülebilir. Michelin, aşırı basıncın lastik ömrünü azaltabileceğini ve özellikle ıslak zeminde yol tutuşunu olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Hedef “olabildiğince fazla hava” değil, üreticinin belirlediği doğru hava olmalı.
Araç doluyken lastik basıncı değişir mi?
Tatile çıkarken bagaj dolu, araçta dört-beş kişi varsa kapı etiketini bir kez daha okumakta fayda var.
Bazı otomobillerde normal kullanım için bir basınç değeri, tam yüklü kullanım için ise daha yüksek ayrı bir değer belirtilir. Michelin’in güncel lastik basıncı rehberi de üreticilerin standart ve yüklü kullanım için farklı değerler verebildiğini belirtiyor.
Burada yapılmaması gereken şey kendi kendine “uzun yola çıkıyorum, dört lastiğe de 3 PSI fazla basayım” şeklinde bir kural üretmek.
Etikette yüklü kullanım değeri varsa onu uygulayın; yoksa aracın kullanım kılavuzundaki bilgi esas alınmalı.
TPMS ışığı yanmıyorsa basınç doğru mudur?
Yeni otomobillerdeki lastik basınç takip sistemi büyük kolaylık sağlıyor ama bakımın yerini tamamen almıyor.
TPMS genellikle basınç belirgin biçimde düştüğünde sürücüyü uyarmak için tasarlanıyor. Dolayısıyla gösterge panelinde uyarı olmaması dört lastiğin de tam olarak üreticinin tavsiye ettiği basınçta olduğu anlamına gelmez.
NHTSA da TPMS’nin düzenli basınç kontrolünün yerine geçmediğini açıkça belirtiyor ve lastiklerin ayda bir ölçülmesini öneriyor.
Sabahları yanıp birkaç kilometre sonra sönen TPMS ışığını da tamamen görmezden gelmemek gerekiyor. Soğuk havada sınırın altına düşen basınç, sürüş sırasında lastik ısınınca tekrar yükselmiş olabilir.
Yazın ve kışın lastik basıncı değiştirilir mi?
Hava sıcaklığı lastik basıncını etkiler; fakat bu, yaz geldiğinde kafadan farklı bir PSI değeri belirlemek gerektiği anlamına gelmez.
Temel referans yine araç üreticisinin soğuk lastik için verdiği değerdir. Mevsim değiştikçe yapılması gereken, hedef rakamı rastgele değiştirmek yerine gerçek basıncı daha düzenli kontrol etmektir.
Kışın sıcaklık düştüğünde basıncın azalması, yazın ve uzun sürüşlerde lastiğin ısınmasıyla yükselmesi mümkündür. Michelin de kapı etiketindeki tavsiye edilen basıncın yıl boyunca referans alınmasını, sıcaklık değişimlerinde ise ölçüm sıklığının artırılmasını öneriyor.
Soğuk aylarda basınç kadar lastik tipi de önemlidir; hangi araçların kış lastiği takmak zorunda olduğunu ve tarihleri kış lastiği zorunluluğu yazısında bulabilirsiniz.
Doğru rakam nerede yazıyorsa ona güvenin
Lastik basıncı konusunda akılda tutulacak en yararlı bilgi “32 PSI” ya da “35 PSI” gibi ezber bir sayı değil.
Sürücü kapısındaki etiketi bulun, ön ve arka lastik değerlerini kontrol edin ve ölçümü lastikler soğukken yapın. Araç yüklüyse etikette ayrı bir yük değeri bulunup bulunmadığına bakın.
Doğru basınç hem gereksiz yakıt tüketimini önler hem de lastiğin üreticinin tasarladığı sürüş karakterine daha yakın çalışmasını sağlar. Pompanın başında tahmin yürütmek yerine otomobilin kendi verdiği rakama güvenmek en kolay çözüm.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.