Çocuğunuz bir arkadaşından eve döndükten sonra onun kullandığı kelimeleri söylemeye, aynı hareketleri yapmaya hatta daha önce göstermediği davranışları sergilemeye başlayabilir. İlk tepki bazen “Arkadaşından kötü şeyler öğreniyor” düşüncesi oluyor.
Oysa taklit, çocukların çevrelerini anlamak ve yeni davranışları öğrenmek için kullandıkları temel yollardan biri. Asıl mesele çocuğun arkadaşını taklit edip etmemesi değil; neyi taklit ettiği, davranışın ne kadar sürdüğü ve günlük yaşamını nasıl etkilediği.
Arkadaşını Taklit Etmesi Tek Başına Bir Sorun Değil
Çocuklar yalnızca anne ve babalarını değil; kardeşlerini, öğretmenlerini ve yaşıtlarını da gözlemleyerek öğrenir.
CDC, küçük çocuklarda taklidin gelişimin doğal parçalarından biri olduğunu açık biçimde gösteriyor. Örneğin 15 aylık çocuklar için oyun sırasında başka çocukların yaptıklarını kopyalamak sosyal-duygusal gelişim göstergelerinden biri olarak yer alıyor. İkinci yaşta da yetişkinlerin ve daha büyük çocukların davranışlarını taklit etme sık görülüyor.
Bu eğilim yalnızca bebeklikte kalmıyor. Okul öncesi dönemde arkadaş grubu giderek daha önemli hâle geliyor ve çocuk, gruba uyum sağlamak amacıyla bazı davranışları benimseyebiliyor.
Nitekim okul öncesi çocuklarla yapılan deneysel araştırmalarda, dört yaş civarındaki çocukların kimi zaman kendi değerlendirmelerinden farklı olsa bile grubun ortak cevabına uyabildiği görülmüş. Bu sonuç her çocuğun kolayca “arkadaş etkisinde kaldığı” anlamına gelmese de akranların küçük yaşlardan itibaren davranış üzerinde etkili olabildiğini gösteriyor.
Hangi Taklitler Bir Süre İzlenebilir?

Her yeni davranışa hemen müdahale etmek gerekmez.
Çocuğun arkadaşının konuşma biçimini kısa süreliğine benimsemesi, onun sevdiği bir oyuna merak salması, saçını benzer yapmak istemesi, aynı çizgi film karakterini sevmesi veya arkadaşının kullandığı zararsız bir ifadeyi tekrar etmesi çoğu zaman sosyal öğrenmenin parçası olabilir.
Örneğin dört yaşındaki bir çocuk okul arkadaşının sürekli belirli bir süper kahramanı canlandırdığını görüp birkaç gün boyunca aynı karakter gibi davranabilir. Bir başka çocuk arkadaşının öğle yemeğinde sevdiği yiyeceği gördükten sonra evde de onu istemeye başlayabilir.
Buradaki ortak nokta davranışların çocuğa veya çevresine zarar vermemesi ve günlük hayatın işleyişini bozmamasıdır.
Çocuğunuzun yeni davranışının birkaç kez ortaya çıkıp zamanla kaybolması ile haftalar boyunca giderek güçlenmesi aynı şey değildir.
Asıl Bakılması Gereken Şey: Ne Taklit Ediyor?
Ebeveyn için daha kullanışlı soru “Neden her şeyi arkadaşından öğreniyor?” değil, “Taklit ettiği davranışın sonucu ne?” olabilir.
Bir çocuk arkadaşından oyuncak paylaşmayı da öğrenebilir, başkasının sözünü kesmeyi de.
Arkadaşının yaptığını gördükten sonra:
- vurma, tekmeleme veya ısırma,
- hakaret etme ya da sürekli küfür kullanma,
- başka çocukları kasıtlı olarak dışlama,
- eşyalara zarar verme,
- tehlikeli hareketler deneme,
- yalan söyleme veya belirli kuralları sürekli bozma
gibi davranışlar başladıysa, “nasıl olsa taklit ediyor, geçer” diyerek tamamen görmezden gelmek doğru olmayabilir.
Amerikan Pediatri Akademisi’nin ebeveynlere yönelik kaynaklarında da küçük çocukların çevrelerindeki insanların davranışlarını gözlemleyerek öğrendiği ve yetişkinlerin kendi davranışlarıyla örnek olmasının önemli olduğu vurgulanıyor. AAP aynı zamanda okul öncesi çocukların sınırları denemeye devam edeceğini; buna karşı açık, tutarlı ve yaşa uygun sınırlar kullanılabileceğini belirtiyor.
“O Arkadaşınla Bir Daha Oynamayacaksın” İlk Çözüm Olmasın
Çocuğun davranışı değiştiğinde bütün sorumluluğu arkadaşına yüklemek kolaydır.
Fakat “O çocuk yüzünden böyle oldun” demek iki nedenle sorun yaratabilir. Birincisi, davranışın gerçekten yalnızca o arkadaştan kaynaklandığından emin olamazsınız. İkincisi, çocuk yaptığı davranış ile bunun sonucu arasındaki bağlantıyı öğrenmek yerine sorumluluğu başka bir kişiye yükleyebilir.
Daha yararlı olan, arkadaşın kim olduğundan bağımsız biçimde davranışın kendisine sınır koymaktır.
Çocuk arkadaşının vurduğunu görüp evde kardeşine vuruyorsa şöyle bir yaklaşım daha anlaşılır olabilir:
“Arkadaşının bunu yaptığını görmüş olabilirsin. Ama bizim kuralımız değişmiyor; kızgın olabilirsin, kimseye vuramazsın.”
Böylece arkadaş kötü ilan edilmeden aile sınırı korunmuş olur.
Çocuğa “Neden Onu Taklit Ediyorsun?” Diye Sormak Her Zaman İşe Yaramayabilir
Özellikle küçük çocuklar davranışlarının altında yatan sosyal nedeni yetişkinler kadar açık biçimde açıklayamayabilir.
“Bilmiyorum” cevabı gerçekten bilmiyor olması anlamına gelebilir.
Bu nedenle sorgulamaktan çok gözlemlemek bazen daha fazla bilgi verir:
Davranış yalnızca o arkadaşın yanındayken mi çıkıyor?
Okuldan sonra da devam ediyor mu?
Başka çocuklar aynı şeyi yapmadığında bırakıyor mu?
Davranış yetişkinlerin ilgisini çektiğinde daha mı sık tekrarlanıyor?
Çocukların kimi ve hangi davranışı taklit edeceği tamamen rastgele de değildir. Araştırmalar okul öncesi çocukların sosyal öğrenmede modelin güvenilirliği, başarısı ve grubun davranışı gibi çeşitli ipuçlarına duyarlı olabildiğini gösteriyor.
Müdahale Ederken Ne Yapılabilir?
Zararlı olmayan davranışlarda sürekli uyarı vermek yerine biraz zaman tanımak çoğu zaman yeterlidir.
Sınır gerektiren bir davranışta ise kısa ve somut bir dil daha kullanışlıdır. “Arkadaşının her yaptığını yapma” gibi genel bir uyarı yerine neyin kabul edilmediğini söyleyin.
“Bu kelimeyi kullanmıyoruz.”
“İtmek yok.”
“Sinirlendiğinde söyleyebilirsin ama oyuncağı fırlatamazsın.”
Olumlu davranışı gördüğünüzde onu da görünür hâle getirmek önemlidir. CDC’nin ebeveynlik önerilerinde, çocuğun hangi davranışının beğenildiğini açıkça belirten özel övgünün davranışı pekiştirmede yararlı olduğu belirtiliyor. “Aferin” yerine “Arkadaşın oyuncağı istediğinde sıranı beklemen çok güzeldi” gibi somut bir geri bildirim çocuğa hangi davranışın değer gördüğünü anlatır.
Arkadaşının Ailesiyle veya Öğretmeniyle Ne Zaman Konuşulmalı?
Davranış okulda veya kreşte ortaya çıkıyorsa öğretmenden gözlem istemek yararlı olabilir.
Burada “X çocuğu benim çocuğuma kötü davranış öğretiyor” diye başlamak yerine durumu somutlaştırmak daha sağlıklıdır:
“Son iki haftadır evde itme davranışı başladı. Okulda da benzer bir durum görüyor musunuz?”
Öğretmenin gözlemi, davranışın yalnızca iki çocuk arasında mı ortaya çıktığını yoksa sınıfın genelinde görülen bir durum mu olduğunu anlamaya yardımcı olabilir.
Arkadaşın ebeveyniyle doğrudan konuşmak ise çocuklar arasında sürekli zarar verme, güvenlik sorunu veya çözülemeyen tekrarlayan bir durum varsa düşünülebilir. Küçük bir taklit davranışı için aileler arasında suçlayıcı bir konuşma başlatmak gereksiz bir çatışma yaratabilir.
Ne Zaman Daha Fazla Destek Almak Gerekir?
Taklit davranışının kendisi bir tanı değildir.
Fakat mesele yalnızca arkadaşını kopyalamaktan çıkmışsa tabloyu daha geniş değerlendirmek gerekir.
CDC’ye göre çocuklarda zaman zaman öfkeli, tartışmacı veya saldırgan davranışlar görülebilir. Davranışların çocuğun yaşına göre olağandışı hâle gelmesi, uzun süre devam etmesi, ağırlaşması veya okul, ev ve arkadaş ilişkilerinde ciddi sorun yaratması ise profesyonel değerlendirmeyi gerektirebilir.
Çocuğunuz daha önce sahip olduğu bazı gelişimsel becerileri kaybediyorsa, yaşına uygun gelişim basamakları konusunda başka kaygılarınız varsa veya davranış çocuğa ya da çevresine zarar verme riski taşıyorsa çocuk doktoruyla görüşmek uygun olur. CDC de gelişimle ilgili bir endişe olduğunda beklemek yerine sağlık uzmanıyla konuşulmasını öneriyor.
Taklit Etmesini Engellemekten Çok, Seçmeyi Öğretmek Daha Değerli
Çocuğun arkadaşlarının hiçbir davranışından etkilenmemesini sağlamak gerçekçi bir hedef değil. Akranlarından öğrenmesi sosyal gelişimin doğal parçalarından biri.
Ebeveynin rolü her taklidi durdurmak yerine çocuğa zaman içinde şu ayrımı kazandırmak olabilir:
“Arkadaşım yapıyor” ile “Benim de yapmam doğru” aynı şey değildir.
Zararsız bir hareket birkaç gün sonra kendiliğinden kaybolabilir. Başkalarına zarar veren, güvenliği riske atan veya aile sınırlarını sürekli aşan davranışlarda ise sakin ve tutarlı biçimde müdahale etmek gerekir. Davranış kalıcı hâle geliyor ve çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa meseleyi yalnızca arkadaş etkisine bağlamadan daha geniş değerlendirmek en güvenli yaklaşım olacaktır.
Kaynakça
- Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Milestones by 15 Months. CDC kaynağı
- Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Positive Parenting Tips: Toddlers (1–2 years old). CDC kaynağı
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.