Ebeveynlik 5 dk

Çocuğum Öğretmeninden Korkuyor: Normal mi, Aile Ne Zaman Müdahale Etmeli?

Editoryal standartlarla hazırlandı Güncellendi: 5 dk

“Öğretmenim kızar diye söyleyemem.” “Yanlış yaparsam bana bağırır.” “Yarın okula gitmek istemiyorum.”

Çocuğun öğretmeni hakkında böyle cümleler kurması anne babayı zor bir yerde bırakabilir. Bir tarafta yeni öğretmene alışma, çekingenlik veya sınıf kurallarını sert algılama ihtimali vardır; diğer tarafta çocuğun gerçekten rahatsız olduğu bir deneyimi küçümsememek gerekir.

Burada amaç hemen “öğretmen kötü davranıyor” sonucuna ulaşmak da çocuğa “abartıyorsun” demek de değildir. Önce çocuğun korku dediği şeyin ne olduğunu anlamak gerekir.

Önce “öğretmenimden korkuyorum” cümlesini biraz açın

Çocuğun okul süreci hakkında öğretmeniyle görüşen ebeveyn

Çocuklar korkuyu yetişkinler kadar ayrıntılı tarif etmeyebilir. Bir çocuk “öğretmenimden korkuyorum” derken öğretmenin yüksek sesinden söz ediyor olabilir; bir diğeri sınıfta cevap verememekten, hata yapmaktan veya herkesin önünde uyarılmaktan çekiniyor olabilir.

Bu yüzden “Öğretmenin sana ne yaptı?” gibi cevabı yönlendiren bir soruyla başlamak yerine daha açık sorular işe yarayabilir:

  • “Öğretmenin yanındayken seni en çok ne geriyor?”
  • “Hangi zamanlarda korkuyorsun?”
  • “Sana mı kızıyor, sınıfa mı kızıyor?”
  • “Bugün seni korkutan bir şey oldu mu?”
  • “Korktuğun zaman ne olacağını düşünüyorsun?”

Çocuğun kullandığı kelimeleri düzeltmeden dinlemek önemli. “Öğretmenin öyle yapmaz” demek de “Bu öğretmen kesin sana kötü davranıyor” demek de daha ayrıntılı anlatmasını zorlaştırabilir.

Amerikan Pediatri Akademisinin ebeveynlere yönelik kaynaklarında da okul kaygısında ilk adımlardan biri çocuğun neden okula gitmek istemediğini veya onu neyin strese soktuğunu anlamaya çalışmak olarak gösteriliyor.

Yeni veya daha otoriter bir öğretmene alışmak zaman alabilir

Öğretmen değişikliği bazı çocuklar için düşündüğümüzden büyük bir değişimdir.

Geçen yıl daha yumuşak ses tonuyla konuşan bir öğretmene alışmış çocuk, yeni öğretmenin kısa ve net talimatlarını “kızgınlık” olarak yorumlayabilir. Sınıfta konuşma sırası, ödev düzeni veya hata karşısındaki geri bildirim biçimi de farklı olabilir.

Bu durum öğretmenin yaklaşımının mutlaka sorunlu olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde “alışır” diyerek her korkunun görmezden gelinmesi de doğru değildir.

Özellikle okulun veya öğretmenin yeni olduğu ilk günlerde çocuğun davranışının zaman içinde değişip değişmediğine bakmak daha anlamlıdır. Merakça’daki 1. Sınıf Uyum Haftası rehberinde de bazı çocukların öğretmene ve yeni okul ortamına alışmasının birkaç gün sürebileceğini ele almıştık.

Burada küçük ama önemli soru şudur: Çocuk öğretmene alıştıkça korkusu azalıyor mu, yoksa giderek büyüyor mu?

Sert öğretmen ile çocuğu sürekli korkutan ilişki aynı şey değil

Bir öğretmenin kurallı, ciddi veya yüksek beklentili olması tek başına çocuğun zarar gördüğü anlamına gelmez. Fakat öğretmen-öğrenci ilişkisinin duygusal tarafını önemsiz görmek de doğru olmaz.

2025’te Child Psychiatry and Human Development dergisinde yayımlanan sistematik derleme, 12 ülkeden 26 çalışmayı değerlendirdi. Çalışmaların çoğunda destekleyici ve sıcak öğretmen-öğrenci ilişkileri daha düşük kaygıyla, çatışmalı veya rahatsız edici ilişkiler ise daha yüksek kaygıyla bağlantılı bulundu. Araştırmacılar çalışmaların önemli bölümünün kesitsel olduğunu, dolayısıyla tek başına bu bulgulardan neden-sonuç çıkarılamayacağını da özellikle belirtiyor.

İlkokul üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle yapılan başka bir araştırmada da eğitim yılının başındaki öğrenci-öğretmen çatışmasının yıl sonundaki daha yüksek kaygıyla ilişkili olduğu bulundu.

Yani çocuğun öğretmeniyle ilişkisinin nasıl olduğu gerçekten önemlidir; fakat tek bir “Öğretmenimden korkuyorum” cümlesiyle ilişkinin bütününü teşhis etmek mümkün değildir.

Evde çocuğun davranışındaki değişiklikleri de izleyin

Korkunun ağırlığını yalnızca çocuğun öğretmeni hakkında kaç kez konuştuğuyla ölçmeyin.

Daha önce rahatça okula giden bir çocukta belirli bir öğretmen veya ders nedeniyle düzenli biçimde;

  • okula gitmek istememe,
  • sabahları karın veya baş ağrısından yakınma,
  • uykuya dalmakta zorlanma,
  • okulla ilgili yoğun endişe,
  • okul performansında belirgin değişiklik

ortaya çıkıyorsa durum daha yakından ele alınmayı hak eder.

AACAP, düzenli okul reddiyle kendini gösteren yoğun kaygı, sık fiziksel yakınmalar ve okul performansındaki belirgin düşüş gibi durumları profesyonel değerlendirme gerekebileceğini düşündüren işaretler arasında sayıyor.

Bazı çocuklar ise okuldayken duygularını fazla göstermeyip eve geldiklerinde gerginleşebilir. Böyle bir durum fark ediyorsanız çocuğun okulda uyumlu olup evde neden daha huysuz davranabileceğini ele aldığımız yazıdaki ayrımlar da yardımcı olabilir.

Bunu da okuyun: Çocuğum Sınıfta Bildiği Hâlde Parmak Kaldırmıyor: Neden Olur?

Öğretmenle görüşmeye suçlamayla başlamamak daha fazla bilgi sağlar

Çocuk birkaç kez aynı korkudan söz ediyorsa öğretmenle görüşmek “öğretmeni şikâyet etmek” anlamına gelmez. İlk görüşmenin amacı iki taraftaki bilgiyi bir araya getirmek olabilir.

“Çocuğum sizden korkuyor, neden böyle davranıyorsunuz?” cümlesi konuşmayı daha ilk dakikada savunmaya çevirebilir.

Bunun yerine:

“Son birkaç gündür yanlış cevap verdiğinde çok korktuğunu ve size soru sormaktan çekindiğini söylüyor. Siz sınıfta nasıl gözlemliyorsunuz?”

gibi somut bir örnekle konuşmak daha kullanışlıdır.

Böylece öğretmenin de çocuğun derste nasıl davrandığını, belirli durumlarda gerilip gerilmediğini veya sınıfta yaşanan bir olayı anlatması mümkün olur.

Millî Eğitim Bakanlığının rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ilişkin yaklaşımı da öğrencinin gelişiminin öğretmen, veli ve diğer okul paydaşlarının iş birliğiyle desteklenmesini öngörüyor. Gerekirse okulun rehber öğretmeni/psikolojik danışmanı da sürece dahil edilebilir.

Hangi durumlarda “biraz alışsın” diye beklenmemeli?

Her korkuya uzun bir uyum süresi vermek doğru değildir.

Çocuk öğretmenin kendisine vurduğunu, tehdit ettiğini, aşağılayıcı sözler söylediğini, sürekli küçük düşürdüğünü veya kendisini güvende hissetmediği başka somut bir davranışı anlatıyorsa mesele yalnızca “öğretmenin tarzına alışamama” olarak değerlendirilmemelidir.

Çocuğu ayrıntıları tekrar tekrar anlatmaya zorlamadan ne söylediğini sakin biçimde dinlemek, mümkünse kullandığı ifadeleri not etmek ve okul yönetimiyle gecikmeden görüşmek gerekir. Çocuğun güvenliğine ilişkin ciddi bir endişe varsa yalnızca öğretmenle birebir görüşmekle yetinmeyip okul yönetimi ve gerekli profesyonel destek kanallarının devreye sokulması uygun olur.

Bunun dışında korku haftalar boyunca azalmıyor, okula gitmeyi ciddi biçimde engelliyor veya günlük yaşamını etkileyen fiziksel ve duygusal belirtiler oluşturuyorsa çocuk doktoru ya da çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmandan değerlendirme alınabilir.

Amerikan Pediatri Akademisi, okuldan kaçınma davranışı bir haftadan uzun sürdüğünde veya fiziksel belirtilerle birlikte çocuğun işlevselliğini etkilediğinde profesyonel yardımın gerekebileceğini belirtiyor.

Çocuğa inanmak, hemen hüküm vermek anlamına gelmez

Çocuk “öğretmenimden korkuyorum” dediğinde en yararlı ilk tepki duygusunu ciddiye almaktır.

“Bunda korkacak ne var?” demek yerine neyin onu korkuttuğunu anlamaya çalışın. Sonra çocuğun anlatımı, davranışlarındaki değişiklik ve okuldan alınan bilgiler birlikte değerlendirilebilir.

Yeni öğretmene alıştıkça azalan hafif bir çekingenlik ile çocuğun okula gitmesini, uyumasını veya kendisini güvende hissetmesini bozan sürekli korku aynı şey değildir. Ailenin ne zaman müdahale edeceğini belirleyen asıl ölçüt de yalnızca “kaç gün geçtiği” değil, korkunun nedeni, şiddeti ve çocuğun günlük hayatını ne kadar etkilediğidir.

Not: Her çocuk ve her durum farklıdır. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; endişe verici, uzun süren veya günlük hayatı etkileyen durumlarda çocuk doktoru, psikolog ya da okul rehberlik servisinden destek alın.

Kaynakça

Bu yazıda bir hata mı fark ettiniz? Bize bildirin.

Deniz Çelik

Yazar hakkında

Deniz Çelik

Avukat. 2017'de Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; kendi hukuk bürosunda serbest avukat olarak çalışıyor. Merakça'nın kurucusu ve yayın sorumlusu; hukuk, çalışma hayatı ve tüketici hakları içeriklerini inceliyor.

Senin tepkin

Bu içerik sana nasıl hissettirdi?

Bir emoji seç; tepkin anında sayılsın.

Paylaş

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaşabilirsin.
WhatsApp’ta Paylaş
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.

İlk yorumu sen bırak

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen bırak.

Haftalık Merak

Merakını canlı tut.

Haftanın en iyi içerikleri ve yeni keşifler e-postana gelsin.