Çocuk 6 dk

Çocuğum Dışarıda Uslu Ama Evde Çok Huysuz: Neden?

Editoryal standartlarla hazırlandı Güncellendi: 6 dk

Öğretmeni “Bugün yine çok uyumluydu” diyor. Eve geliyorsunuz; ayakkabısını çıkarmak istemiyor, kardeşine kızıyor, yemeğe itiraz ediyor ve küçücük bir istek bile ağlama krizine dönüşebiliyor.

İki farklı çocuk varmış gibi görünse de dışarıda uslu, evde huysuz davranmak tek başına çocuğun sizi dinlemediği ya da evde “şımarık” olduğu anlamına gelmez. Asıl ipucu, davranışın ne zaman başladığında, hangi günlerde arttığında ve öncesinde neler yaşandığında saklı olabilir.

Okulda yapabildiğini evde neden yapmıyor?

Okul ile ev aynı davranış ortamı değildir.

Okulda belli saatler, sınıf kuralları, öğretmen yönlendirmeleri ve arkadaşlarla birlikte hareket etme zorunluluğu vardır. Çocuk ne zaman oturacağını, ne zaman konuşacağını, eşyalarını nasıl kullanacağını ve sıranın kendisine ne zaman geleceğini gün boyunca takip eder.

Harvard Üniversitesi Çocuk Gelişimi Merkezi, dikkatini yönetme, dürtülerini kontrol etme, bir etkinlikten diğerine geçme ve davranışı duruma göre ayarlama gibi becerileri yürütücü işlev ve özdenetim kapsamında ele alıyor. Bu beceriler çocuklarda henüz gelişme sürecindedir.

Bu yüzden öğretmenin “Hiç sorun çıkarmıyor” demesi, çocuğun gün boyunca hiç zorlanmadığı anlamına gelmeyebilir.

Çocuk okulun beklentilerini karşılıyor olabilir ama bunun için ciddi miktarda dikkat, sabır ve uyum göstermesi gerekebilir.

“Evde kendini güvende hissediyor, o yüzden bütün duygusunu boşaltıyor” doğru mu?

Bu olası açıklamalardan biri olabilir ama her çocuk için kesin sebep gibi kullanılmamalı.

Çocuk okulda davranışını daha fazla kontrol edip eve geldiğinde kendisini daha serbest bırakıyor olabilir. Anne veya babasının yanında kızgınlığını, hayal kırıklığını ya da yorgunluğunu göstermesi onun için daha kolay olabilir.

Fakat “Evde huysuzsa sizi çok güvende gördüğü içindir” diyerek her davranışı açıklamak da doğru olmaz.

Bazen sorun daha basittir: Çocuk açtır. Uykusuzdur. Okulda canını sıkan bir olay yaşamıştır. Eve gelir gelmez ödev, yemek, üstünü değiştirme ve oyuncak toplama gibi yeni taleplerle karşılaşmıştır.

Bazen de evdeki sınırlar okuldan daha farklıdır.

Bu yüzden güvenli alan fikrini bir ihtimal olarak değerlendirmek daha sağlıklı; tek açıklama olarak değil.

Eve gelir gelmez neden daha çok geriliyor?

Okuldan eve dönüş düşündüğümüzden büyük bir geçiştir.

Çocuk bir anda kalabalık bir sınıftan eve, öğretmenin kurallarından aile kurallarına, arkadaşlarından kardeşlerine ve okul görevlerinden evdeki beklentilere geçer.

American Academy of Pediatrics, bazı çocukların değişimlere ve geçişlere diğerlerinden daha zor uyum sağlayabildiğini belirtiyor. Çocuğun mizacı burada fark yaratabilir; bir çocuk ortam değiştirmeyi kolayca yönetirken diğeri alışmak için zamana ihtiyaç duyabilir.

Eve girer girmez:

“Bugün okulda ne yaptın?”

“Ödevin var mı?”

“Üstünü değiştir.”

“Ellerini yıka.”

“Çantanı kaldır.”

şeklinde arka arkaya talepler gelmesi, zaten yorulmuş bir çocuk için yeni bir yük oluşturabilir.

Bu, evde hiçbir kural olmaması gerektiği anlamına gelmez. Yalnızca okuldan eve geçişte biraz nefes payı bırakmanın bazı çocuklarda işe yarayıp yaramadığını gözlemlemeye değer.

Açlık ve yorgunluk sandığınızdan daha önemli olabilir

Davranışın özellikle okul çıkışında bozulduğunu fark ettiyseniz önce en basit ihtimalleri kontrol etmek işe yarar.

Çocuk en son ne zaman yemek yedi? O gece yeterince uyudu mu? Son günlerde yatış saati gecikti mi? Okul çıkışından sonra hemen kursa veya başka bir etkinliğe mi gidiyor?

American Academy of Pediatrics, yeterli uykunun çocukların ruh hâli, davranışı, öğrenmesi ve günlük işlevleriyle bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Okul döneminde uyku saatlerinin kayması evdeki akşamları da zorlaştırıyorsa Çocukların Uyku Düzeni Okul Dönemine Nasıl Hazırlanır? yazımızdaki yaşa uygun uyku ve rutin önerilerine de bakabilirsiniz.

Açlık konusunda da hemen davranışsal bir etiket koymak yerine çocuğun okul çıkışındaki yemek düzenini izlemek daha kullanışlı olabilir. Eve geldiğinde her gün çok açsa yaşına ve günlük beslenme düzenine uygun bir ara öğünün davranışı değiştirip değiştirmediğine bakılabilir.

“Bütün gün kendini tutuyor” derken neyi kastediyoruz?

Bu cümle bazen gereğinden fazla kesin kullanılıyor.

Çocuğun gerçekten bütün gün duygularını bastırdığını dışarıdan bilemeyiz. Fakat okul günü, özdenetim gerektiren birçok küçük görev içerir: sırasını beklemek, yönerge takip etmek, dikkatini sürdürmek, arkadaşlarıyla anlaşmak, hayal kırıklığıyla baş etmek ve etkinlikler arasında geçiş yapmak gibi.

AAP, çocuklarda stresin bazen sinirlilik, öfke nöbetleri, yorgunluk ve iş birliği davranışında değişiklik şeklinde görülebileceğini belirtiyor.

Dolayısıyla “Okulda sorun yoksa çocuk hiç zorlanmıyor” varsayımı da güvenilir değil.

Evdeki zorlanma sık ve yoğun öfke nöbetlerine dönüşüyorsa çocuğun çok çabuk sinirlendiği durumlarda anne-babanın nasıl yaklaşabileceğini ayrı rehberimizde ele aldık.

Öğretmene yalnızca “Uslu mu?” diye sormak yerine “Günün hangi bölümünde daha çok yoruluyor?”, “Arkadaşlarıyla bir sorun yaşadı mı?”, “Yemek yiyor mu?”, “Geçişlerde zorlanıyor mu?” gibi daha somut sorular sormak farklı ipuçları sağlayabilir.

Bunu da okuyun: Çocuğum Okuldan Gelince Hiçbir Şey Anlatmıyor: Neden, Nasıl Konuşturulur?

Bir hafta davranışın zamanına bakın

Tek tek krizleri çözmeye çalışmak yerine birkaç gün boyunca örüntüyü izlemek daha açıklayıcı olabilir.

Şunlara bakabilirsiniz:

  • Huysuzluk yalnızca okul günlerinde mi ortaya çıkıyor?
  • Eve girer girmez mi başlıyor, yoksa akşama doğru mu artıyor?
  • Yemek yedikten veya biraz dinlendikten sonra belirgin biçimde azalıyor mu?
  • Yoğun etkinlik olan günlerde daha mı fazla?
  • Uykusunu iyi aldığı günlerde fark oluşuyor mu?
  • Belirli bir ders, öğretmen, servis yolculuğu veya arkadaşlık durumundan sonra mı artıyor?
  • Hafta sonu dışarıdan eve döndüğünde de aynı davranış görülüyor mu?

Bu küçük ayrımlar, “Çocuğum neden böyle?” sorusundan çok daha işe yarar bilgi verir.

Örneğin davranış yalnızca uzun okul günlerinin ardından ortaya çıkıyorsa başka, günün her saatinde ve her ortamda belirginleşiyorsa başka bir tablo vardır.

Okuldan geldiğinde ne yapmak daha işe yarayabilir?

Okuldan döndükten sonra evde dinlenen çocuk ve ebeveyni

Her çocuk için aynı reçete yok. Yine de ilk hedef eve gelir gelmez çocuğun bütün günü hakkında sorgulanması veya hemen yeni görevlere geçirilmesi olmak zorunda değil.

Bazı çocuklar biraz sessizlik ister. Bazısı size gününü anlatır. Bazısı hareket etmek, bir şeyler yemek veya kısa süre kendi oyunuyla ilgilenmek ister.

Çocuğunuz için hangi geçişin işe yaradığını deneyebilirsiniz: eve gelmek, çantayı bırakmak, su içmek veya ara öğün yemek, biraz serbest zaman geçirmek ve ardından akşam rutinine geçmek gibi.

Rutinlerin tahmin edilebilir olması da yardımcı olabilir. AAP, düzenli günlük rutinlerin çocuklara ne olacağını öngörme konusunda destek sağlayabildiğini belirtiyor.

Kriz başladığında ise uzun bir ders vermek için en verimli an olmayabilir. Önce ortamın sakinleşmesini bekleyip davranışı daha sonra konuşmak çoğu aile için daha uygulanabilir olacaktır.

Evde huysuz olması sınır koymamak gerektiği anlamına gelmez

Çocuğun yorgun veya bunalmış olmasını anlamaya çalışmak ile her davranışa izin vermek aynı şey değildir.

“Çok yoruldun, görüyorum” denebilir; ama kardeşine vurmasına yine de izin verilmez.

“Şu an çok kızgınsın” denebilir; ama eşya fırlatmanın sınırı korunabilir.

Duygunun kabul edilmesi, davranışın tamamının kabul edilmesini gerektirmez.

Buradaki hedef çocuğun neden zorlandığını anlamaya çalışırken evdeki temel sınırların da tahmin edilebilir kalmasıdır.

Ne zaman yalnızca “evde rahatlıyor” deyip geçmemeli?

Dışarıda uyumlu görünmesi, evde yaşanan her sorunun önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Davranış çok şiddetliyse, uzun süredir devam ediyorsa, aile yaşamını ciddi biçimde etkiliyorsa, çocuk kendisine veya başkalarına zarar veriyorsa ya da uyku, yemek, arkadaşlık ve okul yaşamında başka belirgin değişiklikler de ortaya çıktıysa çocuk doktoruyla görüşmek uygun olur.

CDC de ebeveynlere, çocuğun evde, okulda veya arkadaşlarıyla davranışı konusunda kaygıları olduğunda sağlık profesyoneli ve öğretmenle görüşmelerini öneriyor.

Öğretmenin “Okulda hiçbir problem yok” demesi de ebeveynin evde gördüklerini geçersiz kılmaz. Tersi de geçerli: Evde zorlanması, okulda anlatılan olumlu davranışların sahte olduğu anlamına gelmez.

İki gözlem de aynı çocuğa ait olabilir.

“Öğretmeni melek diyor ama eve gelince neden değişiyor?” sorusunda ilk bakılacak yer çocuğun karakteri değil, iki ortam arasında nelerin değiştiği olabilir. Eve geldiği saati, açlığını, uykusunu, gün içindeki yükünü ve geçiş biçimini birkaç gün izlemek; “Bize karşı neden böyle?” diye düşünmekten çok daha somut ipuçları verir.

Not: Her çocuk ve her durum farklıdır. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; endişe verici, uzun süren veya günlük hayatı etkileyen durumlarda çocuk doktoru, psikolog ya da okul rehberlik servisinden destek alın.

Kaynakça

Bu yazıda bir hata mı fark ettiniz? Bize bildirin.

Merakça Editör Ekibi

Yazar hakkında

Merakça Editör Ekibi

Merakça Editör Ekibi; teknoloji, yaşam, kültür, seyahat, eğitim ve gündelik hayata dair merak edilen konuları araştırarak anlaşılır içerikler hazırlar. Yazılar güvenilir kaynaklardan yararlanılarak kontrol edilir ve gerektiğinde güncellenir.

Senin tepkin

Bu içerik sana nasıl hissettirdi?

Bir emoji seç; tepkin anında sayılsın.

Paylaş

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaşabilirsin.
WhatsApp’ta Paylaş
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.

İlk yorumu sen bırak

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen bırak.

Haftalık Merak

Merakını canlı tut.

Haftanın en iyi içerikleri ve yeni keşifler e-postana gelsin.