Çocuk 8 dk

Çocuk Kreşe Gitmek İstemiyor: Sabah Ağlamasının Nedeni Ne Olabilir?

Çocuğunuz kreşe giderken ağlıyor veya gitmek istemiyorsa nedeni ayrılık kaygısı ya da uyum süreci olabilir. Sabah vedasını kolaylaştırabilecek adımları ve hangi durumlarda daha yakından değerlendirme gerektiğini öğrenin.

Akşam kreşte yaptıklarını neşeyle anlatan bir çocuk, ertesi sabah kapının önünde “Gitmek istemiyorum” diyerek ağlayabilir. Bu durum ebeveyn için kafa karıştırıcıdır: Kreşte kötü bir şey mi oluyor, henüz alışamadı mı, yoksa ayrılmak mı zor geliyor?

Kısa cevap: Kreşe giderken ağlamak özellikle yeni başlayan küçük çocuklarda sık görülebilir ve çoğu zaman ayrılık, yeni ortama alışma veya sabah geçişinin zor gelmesiyle ilişkilidir. Ancak ağlama haftalar boyunca azalmıyor, çocuk kreşte de uzun süre sakinleşemiyor veya davranışında belirgin başka değişiklikler ortaya çıkıyorsa durumu daha yakından değerlendirmek gerekir.

Kreşe giderken ağlamak normal olabilir mi?

Kreş kapısında ebeveynine sarılan küçük çocuk

Evet, özellikle ilk günlerde olabilir.

Kreş başlangıcı çocuk için aynı anda birçok değişiklik anlamına gelir: farklı bir ortam, yeni yetişkinler, başka çocuklar, yeni kurallar ve en önemlisi anne ya da babadan ayrılmak.

NHS, ayrılık kaygısının özellikle küçük çocuklarda yaygın olduğunu ve kreş gibi yeni bir ortama bırakılırken ağlama veya ebeveyne tutunma şeklinde görülebileceğini belirtiyor.

Bu nedenle ilk günlerdeki ağlama tek başına “çocuğum kreşe hazır değil” veya “kreşte kötü bir şey oluyor” anlamına gelmez.

Daha anlamlı olan, ebeveyn ayrıldıktan sonra ne olduğudur.

Kapıda ağlıyor ama birkaç dakika sonra sakinleşiyorsa

Bu ayrım önemli.

Çocuk sizi gördüğü sürece ağlıyor, sarılıyor ve gitmenizi istemiyor olabilir. Ancak öğretmeni “Siz çıktıktan birkaç dakika sonra sakinleşiyor ve oyuna katılıyor” diyorsa sorun büyük ölçüde ayrılık anında yaşanıyor olabilir.

Bu durumda çocuk kreşin tamamını reddetmiyor olabilir; sizin gitmenizle baş etmekte zorlanıyordur.

Eğer gün içinde:

  • oyunlara katılıyor,
  • öğretmenle ilişki kuruyor,
  • yemek yiyor,
  • uyuyabiliyor,
  • zaman zaman keyifli görünüyorsa sabahki ağlama tek başına bütün günün kötü geçtiğini göstermez.

Bu yüzden yalnızca kapıdaki birkaç dakikaya değil, öğretmenin gün içindeki gözlemlerine de bakmak gerekir.

Sabah vedasını uzatmak neden işleri zorlaştırabilir?

Kreşte öğretmeni tarafından karşılanan çocuk

Çocuk ağladığında içgüdüsel olarak biraz daha kalmak isteyebilirsiniz.

“Biraz daha sarılayım, sakinleşsin, sonra giderim.”

Fakat vedanın sürekli uzaması bazı çocuklarda ayrılık anını daha da büyütebilir.

American Academy of Pediatrics’in HealthyChildren kaynağı, ayrılık sırasında kısa, öngörülebilir ve tutarlı bir veda rutini öneriyor.

Örneğin her sabah aynı sırayla:

“Montunu çıkarıyoruz, öğretmenine merhaba diyoruz, bir sarılıyoruz ve ben öğleden sonra seni almaya geliyorum.”

demek; her gün farklı bir pazarlık yapmaktan daha öngörülebilir olabilir.

Önemli olan çocuğu kandırmadan vedalaşmaktır.

Gizlice çıkmak kısa vadede ağlamayı önlese bile çocuk sonraki günlerde “Annem ne zaman kaybolacak?” kaygısı yaşayabilir.

“Ağlarsan bugün gitmeyelim” demek iyi fikir mi?

Tek bir zor sabah nedeniyle bütün planı değiştirmek çoğu zaman işleri kolaylaştırmaz.

Çocuk şunu öğrenebilir:

“Çok ağlarsam ayrılık gerçekleşmiyor.”

Bu, çocuğun bilinçli olarak sizi yönlendirdiği anlamına gelmez. Sadece davranışın sonucunu öğrenir.

Çocuğun duygusunu kabul etmek ama sınırı korumak daha dengeli bir yaklaşım olabilir:

“Biliyorum, bugün ayrılmak istemiyorsun. Seni öğleden sonra almaya geleceğim.”

Bu cümle hem duyguyu reddetmez hem de günlük düzeni belirsiz hâle getirmez.

Çocuk gerçekten kreşi sevmiyor olabilir mi?

Olabilir. Her ağlamayı ayrılık kaygısına bağlamak da doğru değildir.

Çocuğunuz birkaç haftadır kreşe gidiyor ve hâlâ yoğun biçimde gitmek istemiyorsa yalnızca sabah kapısına bakmayın.

Şunları öğretmenle konuşun:

  • Gün içinde ne kadar sürede sakinleşiyor?
  • Serbest oyuna katılıyor mu?
  • Belirli bir çocuk veya etkinlikten kaçınıyor mu?
  • Öğretmenlerle rahat iletişim kuruyor mu?
  • Yemek ve uyku düzeni değişti mi?
  • Günün belirli saatlerinde tekrar tekrar ağlıyor mu?

Çocuk “Kreşi sevmiyorum” dediğinde hemen açıklama yapmaya çalışmak yerine “En sevmediğin şey ne?”, “Bugün seni üzen bir şey oldu mu?” gibi açık sorular daha fazla bilgi verebilir.

Ancak küçük çocuklardan her zaman net bir olay anlatması beklenmemelidir.

Birdenbire kreşe gitmek istememeye başladıysa dikkat edin

Çocuk haftalardır rahat gidiyorken bir sabah aniden yoğun biçimde reddetmeye başladıysa değişikliğin zamanına bakmak önemlidir.

Yeni bir öğretmen, sınıf değişikliği, hastalık sonrası geri dönüş, evde yaşanan bir değişiklik veya arkadaş ilişkilerindeki bir sorun davranışı etkileyebilir.

Çocuklarda kaygı bazen yalnızca “Korkuyorum” şeklinde ifade edilmez.

Şunlar da görülebilir:

  • karın ağrısı veya mide bulantısı söyleme,
  • sabahları sık tuvalete gitme,
  • daha fazla anne-babaya yapışma,
  • uyku bozulması,
  • normalden daha kolay öfkelenme,
  • kreş konuşulduğunda huzursuzlaşma.

NHS, çocuklarda kaygının ağlama ve yapışmanın yanı sıra karın ağrısı, uyku problemi, sinirlilik ve fiziksel yakınmalarla da görülebileceğini belirtiyor.

Bu belirtiler tek başına bir kaygı bozukluğu anlamına gelmez; fakat tabloyu anlamaya yardımcı olabilir.

Kreşe alışma ne kadar sürer?

Her çocuk için geçerli sabit bir süre yoktur.

Bazı çocuklar birkaç gün içinde rahatlar. Bazıları için yeni rutin birkaç hafta sürebilir.

Burada yalnızca “hâlâ ağlıyor mu?” sorusuna değil, haftalar ilerledikçe genel eğilim nasıl? sorusuna bakmak daha faydalıdır.

Örneğin: İlk hafta kapıda 20 dakika ağlayan çocuk üçüncü hafta birkaç dakika ağlıyor ve sonra içeri giriyorsa uyum yönünde ilerleme vardır.

Buna karşılık haftalar geçmesine rağmen ağlama giderek artıyor, çocuk gün boyunca sakinleşemiyor ve evde de belirgin biçimde zorlanıyorsa başka nedenler araştırılmalıdır.

Evde ne yapabilirsiniz?

Kreş sabahlarını çok büyük bir olaya dönüştürmemek genellikle işe yarar.

Akşamdan çantayı hazırlamak, sabahı aceleye getirmemek ve mümkünse benzer saatte evden çıkmak çocuğun günü daha öngörülebilir yaşamasına yardımcı olur.

Vedada ise üç nokta yeterlidir:

  1. Kısa olun.
    Uzun pazarlıklar yapmayın.
  2. Ne zaman döneceğinizi çocuğun anlayacağı şekilde söyleyin.
    “Saat 16.00’da” yerine “İkindi kahvaltısından sonra seni almaya geleceğim” demek küçük çocuk için daha anlaşılır olabilir.
  3. Söylediğiniz gibi geri dönün.
    Tutarlılık çocuğun “Annem/babam gidiyor ama geri geliyor” deneyimini oluşturmasına yardımcı olur.

Çocuğun sevdiği küçük bir oyuncak veya kreşin izin verdiği tanıdık bir nesne de bazı çocuklarda geçişi kolaylaştırabilir.

Eve gelince sürekli kreşi sorgulamayın

“Bugün ağladın mı?” “Öğretmenin kızdı mı?” “Seni biri üzdü mü?” “Yarın yine ağlayacak mısın?” gibi sorular her gün tekrarlandığında kreşin çocuk için sürekli incelenmesi gereken kaygılı bir konu hâline gelmesine katkıda bulunabilir.

Bunun yerine daha doğal sorular kullanılabilir:

“Bugünün en komik şeyi neydi?”
“Kiminle oynadın?”
“Bugün en sevdiğin oyun hangisiydi?”

Çocuk bir sorun anlatırsa elbette ciddiye alınmalıdır. Ama her akşam olumsuz bir olay aramak da gerekli değildir.

Ne zaman daha yakından değerlendirmek gerekir?

Sabah ağlamasının tek başına belirli bir gün sayısında bitmesi gerektiği söylenemez.

Ancak çocuk:

  • ebeveyn ayrıldıktan sonra uzun süre sakinleşemiyorsa,
  • haftalar geçmesine rağmen hiçbir iyileşme görülmüyorsa,
  • kreşe gitme düşüncesi günlük yaşamını ciddi biçimde etkiliyorsa,
  • sık sık karın ağrısı veya başka fiziksel yakınmalar bildiriyorsa,
  • uyku ve iştahında belirgin değişiklik başladıysa,
  • daha önce severek gittiği kreşe aniden yoğun biçimde gitmek istemiyorsa,
  • belirli bir yetişkin veya çocuktan korktuğunu söylüyorsa, önce kreş öğretmeniyle ayrıntılı görüşmek iyi bir başlangıçtır.

Kaygı belirgin şekilde devam ediyor ve çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa çocuk doktoru veya çocuk ruh sağlığı alanında çalışan bir profesyonelden değerlendirme almak uygun olabilir.

Sabah ağlaması tek başına kreşin kötü gittiğini göstermez

Kreşe bırakılırken ağlayan bir çocuğu görmek ebeveyn için zor olabilir. Fakat ayrılık anındaki tepkiyle çocuğun kreşte geçirdiği bütün günü birbirinden ayırmak gerekir.

Çocuk birkaç dakika içinde sakinleşiyor, gün içinde oyun oynuyor ve haftalar ilerledikçe ayrılık kolaylaşıyorsa çoğu zaman bir uyum süreci yaşanıyordur.

Asıl dikkat edilmesi gereken şey ağlamanın varlığı değil, zamanla azalıyor mu, çocuk ayrıldıktan sonra toparlanabiliyor mu ve günlük yaşamın diğer alanlarında belirgin bir değişiklik var mı?

Bu üç sorunun cevabı, “Bugün yine ağladı” bilgisinden çok daha fazla şey anlatır.

Kaynakça

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — How to Ease Your Child’s Separation Anxiety
    Kısa vedalaşma rutini, tutarlılık ve ayrılığa hazırlık konusunda ebeveynlere yönelik öneriler.
  • NHS — Separation Anxiety
    Küçük çocuklarda ayrılık kaygısı, kreş gibi ortamlarda ağlama ve ne zaman profesyonel destek düşünülmesi gerektiğine ilişkin bilgiler.

Senin tepkin

Bu içerik sana nasıl hissettirdi?

Bir emoji seç; tepkin anında sayılsın.

Paylaş

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaşabilirsin.
WhatsApp’ta Paylaş
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.

İlk yorumu sen bırak

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen bırak.

Haftalık Merak

Merakını canlı tut.

Haftanın en iyi içerikleri ve yeni keşifler e-postana gelsin.