Çizgi film televizyonda açık, biraz sonra çocuk tablete geçiyor, günün ilerleyen saatlerinde de telefondan video izliyor. Her biri kısa sürse bile gün sonunda toplam ekran süresi düşünüldüğünden çok daha uzun olabilir.
Çocuklarda ekran kullanımı için en çok sorulan soru “Günde kaç saat?” olsa da cevap yalnızca kronometreye bakılarak verilemiyor. Yaş küçüldükçe süre sınırı daha belirgin hâle gelirken okul çağında ekranda ne yapıldığı, ekranın uykunun, hareketin ve günlük yaşamın önüne geçip geçmediği de en az süre kadar önemli.
Yaşa Göre Çocuklarda Ekran Süresi Ne Kadar Olmalı?
Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Şubat 2026’da yayımlanan bilgilendirmede özellikle okul öncesi dönem için oldukça somut sınırlar veriliyor.
Buna göre pratik yaş ayrımı şöyle yapılabilir:
0–2 yaş: Ekranın günlük rutinin parçası hâline gelmemesi en güvenli yaklaşım. Bakanlığın Türkiye için yayımladığı güncel öneri, çocukların 3 yaşına kadar ekrandan uzak tutulması yönünde. Görüntülü aile görüşmeleri gibi etkileşimli kullanım ise bazı uluslararası pediatri önerilerinde ayrı değerlendiriliyor.
3 yaş: Günde en fazla 30 dakika.
4 yaş: Günde en fazla 40 dakika.
5 yaş: Günde en fazla 50 dakika.
6 yaş: Günde en fazla 60 dakika.
Bu süreler telefon, tablet ve televizyon için ayrı ayrı verilmiş haklar değil. Bakanlık; video izleme, dijital oyun ve televizyon gibi etkinliklerin ekran kullanımının parçası olarak birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Yani 5 yaşındaki bir çocuğun 50 dakika tablet kullanıp ardından 50 dakika televizyon izlemesi, “iki farklı cihaz kullandı” diye 50 dakikalık ekran süresi sayılmaz.
7–12 Yaş Çocuklar Günde Kaç Saat Telefon veya Tablet Kullanabilir?
Okul çağında işler biraz değişiyor. İnternette 6–12 yaş için sık sık “günde en fazla 2 saat” gibi kesin rakamlarla karşılaşabilirsiniz. Ancak American Academy of Pediatrics (AAP), tüm çocuklar ve ergenler için geçerli tek bir güvenli ekran süresi rakamını destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığını belirtiyor.
Bu yaşlarda yalnızca saate bakmak yerine şu dört soruya bakmak daha anlamlı:
- Ekran kullanımı çocuğun uykusunu geciktiriyor mu?
- Ödev, kitap okuma, fiziksel hareket veya aile zamanının yerini alıyor mu?
- Çocuk ekranı bırakması gerektiğinde günlük hayatı bozacak kadar zorlanıyor mu?
- İzlediği veya oynadığı içerik yaşına uygun mu?
Örneğin ödev hazırlamak için bilgisayar başında geçirilen bir saat ile arka arkaya kısa videolar izlenerek geçirilen bir saat aynı kullanım biçimi değildir.
Bu yüzden okul çağındaki çocuklarda aile için bir günlük düzen oluşturmak, yalnızca “iki saati geçme” demekten daha işlevsel olabilir.
Telefon, Tablet ve TV Süreleri Birbirine Eklenmeli mi?

Eğlence amaçlı ekran kullanımını hesaplarken cihazları ayrı ayrı değil, günün toplamı olarak düşünmek daha gerçekçidir.
Örneğin çocuk gün içinde:
- 20 dakika çizgi film izlediyse,
- 15 dakika tablette oyun oynadıysa,
- 20 dakika telefondan video izlediyse,
eğlence amaçlı ekran kullanımı toplamda yaklaşık 55 dakikaya ulaşmış olur.
Okulda kullanılan akıllı tahta, çevrim içi ders veya ödev için yapılan bilgisayar çalışmasını aynı kefeye koymak ise her zaman doğru değildir. Burada amaç bütün ekranları “zararlı süre” olarak toplamak değil, çocuğun serbest zamanının ne kadarının ekrana kaydığını görebilmektir.
Ekran Süresinden Daha Önemli Bir Şey Var: Ekranın Neyi Yerinden Ettiği
Bir çocuğun ekran kullanımını değerlendirirken en kullanışlı sorulardan biri şu olabilir:
“Bu süre olmasaydı çocuk ne yapıyor olacaktı?”
Eğer ekran; uyku, dışarıda oyun, arkadaşlarla görüşme, yemek sırasında aile iletişimi veya hareket etmenin sürekli önüne geçiyorsa toplam süre yeniden düzenlenebilir.
Akşam geç saatlere uzayan telefon ve tablet kullanımı da ayrıca ele alınmalı. Çocuğun yatış saatinin giderek gecikmesi yalnızca ekran süresi problemi olmayabilir; günlük uyku rutininin de yeniden kurulması gerekebilir. Merakça’daki çocukların uyku düzenini okul dönemine hazırlama rehberinde yatış ve kalkış saatini kademeli biçimde düzenlemeye yönelik pratik bir plan bulunuyor.
“Eğitici Video İzliyor” Denildiğinde Süre Sınırı Kalkar mı?
Hayır. Bir içeriğin üzerinde “eğitici” yazması, sınırsız kullanılabileceği anlamına gelmez.
Özellikle küçük çocuklarda ekranın yanında bir yetişkinin bulunması, izlenen şeyi konuşmak ve ekrandaki bilgiyi gerçek hayatla ilişkilendirmek pasif izlemeye göre daha anlamlı bir kullanım oluşturabilir.
Örneğin çocuk hayvanları anlatan bir video izliyorsa videoyu art arda oynatmak yerine “Hangisini daha önce gördük?”, “Bu hayvan nasıl ses çıkarıyor?” gibi basit konuşmalar ekranı tek yönlü bir seyir olmaktan çıkarabilir.
Aynı şekilde yaşa uygun olmayan ancak renkli ve hızlı hazırlanmış bir video sırf çocuk dikkatle izliyor diye “eğitici” kabul edilmemeli.
Ekranı Kapatınca Ağlaması veya Öfkelenmesi Bağımlılık Anlamına mı Gelir?
Tek başına hayır.
Özellikle küçük çocuklar hoşlandıkları bir etkinliğin bitmesine itiraz edebilir. Tablet kapandığında ağlamak veya “bir tane daha” istemek tek başına ekran bağımlılığı tanısı koydurmaz.
Geçişi kolaylaştırmak için süre bitmeden kısa bir hatırlatma yapmak işe yarayabilir:
“Beş dakika sonra tablet zamanı bitiyor, sonra birlikte oyun oynayacağız.”
Sürenin bazı günler tartışma çıkınca uzatılıp bazı günler aniden kesilmesi ise sınırı çocuk açısından öngörülemez hâle getirebilir. Aynı kuralların mümkün olduğunca tutarlı uygulanması daha anlaşılırdır.
Ekran kullanımı uzun süre boyunca uyku, okul, aile ilişkileri veya günlük sorumlulukları belirgin biçimde etkiliyorsa ya da çocuğun davranışlarında aileyi kaygılandıran ciddi değişiklikler görülüyorsa çocuk doktoru veya çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme alınabilir.
Evde Uygulanabilecek Basit Bir Ekran Düzeni Nasıl Kurulur?
Her dakika için ayrı kural koymak yerine birkaç net sınır çoğu aile için daha uygulanabilir olabilir.
Ekranın günün hangi bölümünde kullanılabileceği önceden belli olabilir. Yemek masası ve uykuya hazırlık zamanı ekran dışı tutulabilir. Telefon veya tablet çocuğun odasında gece boyunca kalmayabilir.
Aynı zamanda yetişkinlerin davranışı da kuralla uyumlu olmalı. Yemek sırasında çocuğa “telefon yok” denirken yetişkinlerin sürekli ekrana bakması sınırın kabul edilmesini zorlaştırabilir.
Çocuğun ekranı bırakmasının ardından ne yapacağı da önceden düşünülebilir. “Tableti kapat” demek yerine ardından oyun, resim, dışarı çıkma, kitap veya birlikte yapılacak küçük bir etkinlik olması geçişi kolaylaştırabilir.
Ekran Süresinde Amaç Dakika Yarışına Dönüşmemeli
Küçük çocuklarda yaşa uygun süre sınırları daha belirgin tutulabilir. Okul çağına gelindiğinde ise yalnızca kronometre değil; ekranın içeriği, kullanım amacı ve çocuğun uyku, hareket, okul ve sosyal yaşamıyla dengesi birlikte değerlendirilmelidir.
Telefon, tablet ve televizyonu birbirinden bağımsız süreler gibi görmek yerine günlük eğlence amaçlı ekran kullanımını bir bütün olarak takip etmek, ailenin gerçek tabloyu görmesini kolaylaştırır.
Bir gün sınırın aşılması tek başına problem olduğu anlamına gelmez. Asıl önemli olan ekranın zamanla çocuğun günlük yaşamındaki temel etkinliklerin yerini almaya başlayıp başlamadığıdır.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.