Çocuk 10 dk

Çocuklar Neden Yalan Söyler? Hangi Yaşlarda Normal Kabul Edilebilir?

“Ödevimi yaptım” diyor ama defter bomboş. Dört yaşındaki bir çocuk ise yere dökülen sütü oyuncak ayısının döktüğünü son derece ciddi bir ifadeyle anlatabiliyor. İki durumda da söylenen şey gerçeği yansıtmıyor; ancak çocuk gelişimi açısından aynı davranıştan söz etmiyoruz.

Çocuklarda yalanı değerlendirirken yalnızca “Doğruyu söyledi mi?” sorusuna bakmak yeterli değildir. Çocuğun yaşı, gerçekle hayali ne kadar ayırt edebildiği, bunu neden söylediği ve davranışın ne sıklıkla tekrarlandığı çok daha açıklayıcı olabilir.

Çocuklarda Yalan Söylemek Kaç Yaşında Başlar?

Çocuklar yetişkinlerin “yalan” olarak değerlendireceği ifadeleri oldukça erken yaşlarda kullanmaya başlayabilir. Ancak bir çocuğun gerçeğe aykırı bir şey söylemesi, yetişkinler gibi yalan kavramını bütünüyle anladığı anlamına gelmez.

American Academy of Pediatrics tarafından yayımlanan bilgilere göre 6 yaşından küçük çocuklar, gerçek ile hayal arasındaki sınırı ayırmakta zaman zaman zorlanabilir. Yaklaşık 6 yaşından itibaren ise gerçek ile kurgu arasındaki ayrım giderek daha belirgin hâle gelir.

Bu nedenle okul öncesi dönemde duyulan her sıra dışı hikâyeyi bilinçli bir kandırma girişimi olarak değerlendirmek doğru değildir.

Yaşlara göre genel tablo kabaca şöyle düşünülebilir:

2–3 yaş civarında:
Çocuk “Ben yapmadım” gibi basit inkârlar kullanmaya başlayabilir. Çoğu zaman uzun ve planlı bir hikâye kurmaktan çok, istemediği bir sonuçtan kaçmaya çalışır.

3–5/6 yaş arasında:
Hayal gücü oldukça aktiftir. Çocuk bazen bilinçli biçimde gerçeği gizleyebilirken bazen oyun, istek, hayal ve gerçeği birbirine karıştırabilir.

Yaklaşık 6 yaş ve sonrasında:
Gerçek ile kurgu arasındaki fark daha belirgin hâle gelir. Çocuk söylediği şeyin gerçeği yansıtmadığını ve karşısındaki kişinin buna inanabileceğini daha iyi kavrayabilir.

Burada kesin bir yaş sınırı koymak doğru olmaz. “6 yaşından önce yalan sayılmaz, 6 yaşından sonra bilinçli yalandır” şeklinde bir kural yoktur. Çocukların bilişsel ve sosyal gelişim hızları birbirinden farklı olabilir.

Çocuklar Neden Yalan Söyler?

Yalanın nedeni çoğu zaman söylenen cümlenin kendisinden daha açıklayıcıdır.

Çocuk masadaki bardağı kırmış ve hemen “Ben yapmadım” diyorsa ilk ihtimallerden biri cezadan veya anne babasının tepkisinden kaçınmaya çalışmasıdır.

Başka bir çocuk ise arkadaşlarına sahip olmadığı bir oyuncağı varmış gibi anlatabilir. Burada kabul edilme, dikkat çekme veya kendisini daha iyi gösterme isteği devreye girebilir.

Çocuklar farklı nedenlerle gerçeği değiştirebilir veya saklayabilir:

  • Bir hatayı gizlemek,
  • Ceza almaktan kaçınmak,
  • Anne veya babasını hayal kırıklığına uğratmamak,
  • İstediği bir şeyi elde etmek,
  • Arkadaşlarının gözünde daha iyi görünmek,
  • Utandığı bir durumu saklamak,
  • Kendisine özel bir alan oluşturmak,
  • Başkasını üzmemek.

Son madde önemli bir ayrım içerir. Örneğin çocuğun arkadaşının aldığı hediyeyi beğenmediği hâlde “Çok güzel” demesi ile oyuncağı kırıp “Ben yapmadım” demesi aynı amaçla söylenmiş değildir.

Çocuklarda yalan davranışlarını inceleyen araştırmalar da yalanların sosyal amaçlı, kendini korumaya yönelik veya kişisel çıkar sağlayan farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

4 Yaşındaki Çocukla 8 Yaşındaki Çocuğun Aynı Yalanı Söylemesi Aynı Şey mi?

İki çocuğun da:

“Ben çikolatayı yemedim.”

dediğini düşünelim.

Dört yaşındaki çocuk boş çikolata paketinin hemen yanında duruyor ve ağzının çevresinde çikolata izleri bulunuyor. Sorulduğunda “Kedi yedi” diyebilir. Burada cezadan kaçma isteğinin yanı sıra gelişmekte olan dürtü kontrolü ve karşısındaki kişinin ne bildiğini değerlendirme becerisi de etkili olabilir.

Sekiz yaşındaki bir çocuk ise çikolata paketini saklayabilir ve daha sonra kardeşinin yediğini söyleyebilir. Hikâyeyi sürdürebilmek için başka açıklamalar da oluşturuyorsa davranışın bilinçli tarafı çok daha belirgindir.

Bu nedenle ebeveyn açısından asıl soru yalnızca “Yalan söyledi mi?” olmamalıdır.

Daha faydalı soru şudur:

“Bu çocuk gerçeği neden değiştirme ihtiyacı hissetti?”

Cezadan mı korkuyor? Utanıyor mu? Dikkat çekmeye mi çalışıyor? Bir arkadaş grubuna kabul edilmek mi istiyor? Yoksa anlattığı şey gerçekten hayal dünyasının bir parçası mı?

Bu ayrım, verilecek tepkinin de değişmesini sağlar.

Hayali Bir Hikâye ile Bilinçli Yalan Nasıl Ayırt Edilir?

Beş yaşındaki bir çocuk “Bugün bahçede kocaman bir ejderha gördüm” diyorsa hemen dürüstlük üzerine ciddi bir konuşma yapmak gerekmeyebilir. Çocuk oyun ve hayal dünyasından söz ediyor olabilir.

Ancak “Tableti sen mi aldın?” sorusuna tableti kullandığını bildiği hâlde “Hayır” diyorsa amaç farklıdır.

Aradaki farkı anlamaya çalışırken birkaç noktaya bakılabilir.

Çocuk hikâyeyi oyun oynar gibi mi anlatıyor?

Gerçeği değiştirdiğinde bir sonuçtan kaçıyor mu?

Gerçek ortaya çıktığında hikâyesini değiştirmeye devam ediyor mu?

Belirli bir kişiye veya ortama karşı mı gerçeği saklıyor?

Çocuğun davranışının ortama göre değişmesi de tek başına sıra dışı değildir. Örneğin bazı çocuklar okulda veya dışarıda oldukça sakin davranırken evde daha yoğun tepkiler gösterebilir. Bunun nedenlerini daha ayrıntılı merak ediyorsanız çocuğun dışarıda uslu ama evde huysuz davranmasının nedenlerini anlattığımız yazıya da göz atabilirsiniz.

Yalan davranışında da “nerede, kimin yanında ve hangi olaydan sonra ortaya çıktığı” önemli ipuçları verebilir.

Çocuk Yalan Söylediğinde Anne Baba Nasıl Yaklaşmalı?

Evde çocuğunu dinleyen ve onunla konuşan ebeveyn

“Sen yalancısın.”

Bu cümle, çocuğun yaptığı davranışı eleştirmek yerine onu bir özellikle tanımlamaya dönüşebilir. Daha sağlıklı olan, çocuğun kişiliği yerine o anda yaptığı davranışa odaklanmaktır.

Cevabını zaten bildiğiniz sorularla çocuğu köşeye sıkıştırmak da her zaman işe yaramaz.

Örneğin çocuğun bardağı düşürdüğünü gördüyseniz:

“Bunu sen mi kırdın?”

diye sormak yerine:

“Bardağın kırıldığını gördüm. Bana ne olduğunu anlatır mısın?”

demek çocuğa olayı anlatabileceği farklı bir alan açabilir.

Çocuk gerçeği söylediğinde yalnızca yaptığı hataya odaklanmamak da değerlidir.

Örneğin:

“Bana gerçeği söylediğin için teşekkür ederim. Şimdi bunu nasıl düzelteceğimize bakalım.”

gibi bir yaklaşım, dürüstlüğün de fark edildiğini gösterir.

Elbette gerçeği söylemesi yaptığı davranışın sonucunu tamamen ortadan kaldırmak zorunda değildir. Bir eşyaya zarar verdiyse bunun sorumluluğunu alabilir; ödevini yapmadıysa ödevini tamamlaması gerekebilir.

Buradaki ayrım, hatanın sonucu ile gerçeği söylemenin sonucunu birbirine karıştırmamaktır.

Çocuk Yalan Söylediğinde Ceza Vermek İşe Yarar mı?

Her yalanın ardından ağır bir ceza uygulanması istenen sonucun tam tersine yol açabilir.

Çocuk gerçeği söylediğinde kendisini sürekli yoğun öfke, bağırma veya ağır cezayla karşı karşıya buluyorsa bir sonraki hatasında gerçeği saklamayı daha güvenli bir seçenek olarak görebilir.

Bu, çocuğun davranışlarının sonuçsuz bırakılması gerektiği anlamına gelmez.

Örneğin kardeşinin eşyasını izinsiz aldıysa geri vermesi gerekir. Bir şeyi bilerek kırdıysa sorumluluğunu üstlenmelidir. Ödevini yapmadığı hâlde yaptığını söylediyse ödev yine tamamlanmalıdır.

Fakat ebeveynin vermek istediği mesaj şu olabilir:

“Bir hata yaptığında bana gerçeği anlatabilirsin. Sonra hatanın sorumluluğunu birlikte ele alırız.”

Bu yaklaşım hem sınırı korur hem de dürüstlüğü teşvik eder.

Anne Babanın Davranışları da Çocuğu Etkiler

Çocuklardan sürekli doğruyu söylemeleri beklenirken yetişkinlerin günlük yaşamda söylediği küçük yalanları gözlemlemeleri kafa karıştırıcı olabilir.

Örneğin telefonda konuşmak istemeyen bir ebeveynin çocuğunun yanında:

“Evde olmadığımı söyle.”

demesi, birkaç dakika sonra çocuğa “Asla yalan söylememelisin” demesiyle çelişkili bir mesaj oluşturur.

American Academy of Pediatrics de çocukların dürüstlük konusundaki davranışlarında ebeveynlerinden gördükleri örneklerin etkili olabileceğine dikkat çekiyor.

Çocuk için dürüstlük yalnızca anlatılan bir kural değil, evde gözlemlediği bir davranış biçimidir.

Çocuk Sürekli Yalan Söylüyorsa Ne Yapılmalı?

Bir çocuğun zaman zaman gerçeği değiştirmesi tek başına ciddi bir problem olduğu anlamına gelmez.

Burada davranışın sıklığına ve hayatın ne kadar büyük bir bölümünü etkilediğine bakmak gerekir.

Çocuğun yalan söylemesi çok sık tekrarlanıyorsa, giderek karmaşık hâle geliyorsa veya okul ve aile ilişkilerini ciddi biçimde etkilemeye başladıysa konuyu yalnızca yaşına bağlamak doğru olmayabilir.

Şu durumlarda çocuk doktoru veya çocuk ruh sağlığı alanında çalışan bir uzmandan destek almak yararlı olabilir:

  • Yalan söyleme davranışı uzun süre boyunca ve çok sık tekrar ediyorsa,
  • Okul veya aile ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyorsa,
  • Hırsızlık, saldırgan davranış veya ciddi kural ihlalleri eşlik ediyorsa,
  • Çocuk güvenliğiyle ilgili önemli konularda sürekli gerçekleri gizliyorsa,
  • Çocuğun davranışlarında ani ve belirgin bir değişiklik ortaya çıktıysa,
  • Çocuğun bir kişiden veya durumdan korktuğu için gerçeği gizlediğinden şüpheleniliyorsa.

Tek başına “Çocuğum yalan söyledi” ifadesinden herhangi bir psikolojik sorun çıkarımı yapmak doğru değildir. Değerlendirme çocuğun yaşı, gelişimi, aile ortamı ve davranışın genel örüntüsü birlikte ele alınarak yapılmalıdır.

Çocuklarda Yalan Hangi Yaşlarda Normal Kabul Edilebilir?

Bu sorunun herkes için geçerli tek bir yaş cevabı yoktur.

Okul öncesi dönemde gerçek dışı ifadeler, hayal dünyası ve gelişmekte olan sosyal beceriler nedeniyle daha sık görülebilir. Yaklaşık 6 yaşına kadar gerçek ile hayal arasındaki sınır yetişkinlerdeki kadar kesin olmayabilir.

Ancak bu, küçük çocukların hiçbir zaman bilinçli biçimde yalan söylemediği anlamına da gelmez. Bilimsel çalışmalar, başkasını yanıltmaya yönelik davranışların erken çocukluk döneminde ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

Bu yüzden yalnızca çocuğun yaşına bakmak yerine üç noktayı birlikte değerlendirmek daha anlamlıdır:

Neden söyledi? Ne kadar sık söylüyor? Hangi durumlarda söylüyor?

Dört yaşındaki bir çocuğun yaptığı hatayı gizlemek için bir kez “Ben yapmadım” demesi ile daha büyük bir çocuğun uzun süre boyunca planlı biçimde önemli konularda gerçeği saklaması aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Ebeveyn açısından amaç çocuğu “yalancı” olarak etiketlemek değil, gerçeği söylemekten neden kaçındığını anlayabilmektir. Çocuğun hata yaptığında dürüstçe konuşabileceği, fakat yaptığı davranışların sorumluluğunu da üstleneceği bir aile ortamı uzun vadede çok daha değerli olabilir.

Kaynakça

Senin tepkin

Bu içerik sana nasıl hissettirdi?

Bir emoji seç; tepkin anında sayılsın.

Paylaş

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaşabilirsin.
WhatsApp’ta Paylaş
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.

İlk yorumu sen bırak

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen bırak.

Haftalık Merak

Merakını canlı tut.

Haftanın en iyi içerikleri ve yeni keşifler e-postana gelsin.