Sanat 6 dk

Müzelerde Fotoğraf Çekmek Neden Yasak? Flaş Gerçekten Eserlere Zarar Verir mi?

Editoryal standartlarla hazırlandı Güncellendi: 6 dk

Bir müzede telefonunuzu çıkardığınız anda görevlinin “Fotoğraf serbest ama flaş kapalı olsun” dediğini duymuş olabilirsiniz. Başka bir müzede ise kamerayı kaldırmanıza bile izin verilmez.

İlk akla gelen açıklama genellikle aynı: Flaş tarihi eserlere zarar verir.

Bu cevap tamamen uydurma değil; fakat tek başına da yeterli değil. Çünkü bir müzedeki fotoğraf yasağının arkasında eserlerin ışığa duyarlılığından telif haklarına, ödünç eser sözleşmelerinden ziyaretçi güvenliğine kadar farklı nedenler bulunabiliyor.

Önce iki farklı yasağı ayıralım: Fotoğraf çekmek ve flaş kullanmak

Bunlar aynı kural değil.

Örneğin Louvre’un güncel ziyaret kurallarında kalıcı koleksiyonlarda kişisel amaçlı fotoğraf ve video çekimine izin veriliyor; ancak flaş, ek aydınlatma ve selfie stick kullanılamıyor. Geçici sergilerde bazı eserler için fotoğraf tamamen yasaklanabiliyor.

New York’taki Metropolitan Museum of Art da benzer biçimde kişisel kullanım için flaşsız fotoğraf çekimine izin veriyor. Buna karşılık flaş, tripod, monopod ve selfie stick yasak. Bazı eserlerde veya galerilerde ise fotoğraf çekilmesine hiç izin verilmeyebiliyor.

Dolayısıyla bir müzede gördüğünüz fotoğraf yasağını otomatik olarak “eser flaştan zarar görmesin diye” açıklamak doğru değil.

Önce tabelada “no flash” mı, yoksa “no photography” mi yazdığına bakmak gerekir.

Flaş gerçekten sanat eserlerine zarar verir mi?

Müze galerisindeki tablo önünde flaşsız fotoğraf çeken ziyaretçi ve koruma uyarısı

Burada cevap beklenenden biraz daha ilginç.

Işık, bazı müze materyallerine gerçekten zarar verebilir. Kağıt, tekstil, fotoğraf, boya ve bazı organik pigmentler ışığa karşı hassastır. Zaman içinde solma, renk değişimi, sararma ve malzemede fiziksel-kimyasal bozulma meydana gelebilir.

Conservation Center for Art & Historic Artifacts, ışığın eserler üzerindeki etkisinin ışığın şiddeti × maruz kalma süresi ile ilişkili olduğunu ve meydana gelen ışık hasarının birikimli ve geri döndürülemez olduğunu belirtiyor.

Ama buradan “Telefon flaşını bir kez patlatırsanız tablo zarar görür” sonucu çıkmıyor.

National Gallery’nin flaş deneyi ne gösterdi?

Konuyla ilgili en dikkat çekici çalışmalardan biri 1995 yılında Londra National Gallery’den konservasyon bilimci David Saunders tarafından yapıldı.

Çalışmada geleneksel organik pigmentlerden hazırlanan örnekler farklı ışık koşullarına maruz bırakıldı. Bir grup sürekli galeri aydınlatması altında tutulurken diğer örnekler fotoğraf flaşlarıyla tekrar tekrar aydınlatıldı.

Toplam ışık maruziyeti eşitlendiğinde ölçülen solma miktarı da benzer çıktı.

Araştırmanın sonucu şu açıdan önemliydi: Test edilen koşullarda modern flaşların, aynı toplam ışık dozunun sürekli aydınlatmayla verilmesine kıyasla olağandışı veya ekstra bir bozulma mekanizması yaratmadığı görüldü. National Gallery daha sonra profesyonel eser fotoğrafçılığında toplam ışık maruziyeti daha düşük olabildiği için sürekli güçlü aydınlatma yerine flaşı tercih edebileceğini de belirtti.

Fakat burada küçük ama önemli bir ayrıntı var.

Bu çalışma dünyadaki bütün müze eserlerinin her türlü flaşa karşı tamamen güvenli olduğunu kanıtlamıyor. Deney belirli pigmentler, belirli flaşlar ve kontrollü koşullar üzerinde yapıldı.

Binlerce yıllık tekstil, eski fotoğraf, el yazması, doğal tarih örneği veya çok ışığa duyarlı bir boya tabakası aynı şekilde davranmak zorunda değil.

O zaman müzeler neden flaşı yine de yasaklıyor?

Çünkü korumada kararlar tek bir ziyaretçinin tek fotoğrafına göre verilmez.

Bir eserin önünden gün boyunca yüzlerce veya binlerce kişinin geçtiğini düşünün. Müze, ziyaretçilerin hangi flaşı kullandığını, flaşın gücünü, esere olan mesafeyi veya aynı eserin kaç kez fotoğraflanacağını tek tek kontrol edemez.

Konservasyonda esas mesele toplam ışık maruziyetini mümkün olduğunca yönetmektir.

Kanada Koruma Enstitüsü de hassas yüzeylerde görünür ışığın renk değişimine, ultraviyole ışınımın ise malzemenin zamanla bozulmasına katkıda bulunabildiğini; korumada en büyük kazanımın ışık şiddeti ve maruz kalma süresini azaltmakla elde edildiğini belirtiyor.

Bu yüzden genel bir “flaş yok” kuralı, tek tek telefonların gerçekten ne kadar zarar verdiğini ölçmeye çalışmaktan çok daha uygulanabilir bir koruma politikasıdır.

Fotoğraf tamamen yasaksa sebep ışık olmayabilir

Burada müzeler arasındaki fark daha da belirginleşiyor.

National Gallery of Ireland kişisel ve ticari olmayan çekime genel olarak izin veriyor. Ancak telif hakkı devam eden veya uzun süreli ödünç alınmış bazı eserler fotoğraflanamıyor. Flaş, tripod ve ek aydınlatma da sergi alanlarında yasak.

Bu bize başka bir nedeni gösteriyor: Müze binanın sahibi olabilir ama sergilenen eserin fotoğraf kullanım haklarının tamamına sahip olmayabilir.

Geçici sergilerde başka bir kurumdan veya özel koleksiyondan ödünç alınmış eserler bulunabilir. Ödünç verme sözleşmesinde fotoğrafla ilgili özel koşullar yer alabilir.

Dolayısıyla yan yana duran iki eserden birini çekmek serbestken diğerinin yanında fotoğraf yasağı işareti bulunması şaşırtıcı değildir.

Bunu da okuyun: Sanat Eserleri Müzelerde Neden Loş Işıkta Sergilenir? Işık Tablolara Zarar Verir mi?

Tripod ve selfie stick neden yasak?

Bunların eserlerin ışıkla bozulmasıyla ilgisi yok.

Kalabalık bir galerinin ortasında açılmış tripod ziyaretçi geçişini daraltabilir. Selfie stick ise hem diğer ziyaretçilere hem de eserlere gereğinden fazla yaklaşabilen uzun bir nesnedir.

National Gallery of Ireland, fotoğraf politikasının amaçlarından birini koleksiyonun korunmasının yanında ziyaretçiler ve çalışanlar için güvenli ve saygılı bir deneyim sağlamak olarak açıklıyor ve sergi alanlarında tripod, monopod ve selfie stick kullanımını yasaklıyor.

Rijksmuseum da ziyaretçi fotoğrafçılığına izin verirken çekimin diğer ziyaretçileri rahatsız etmemesini şart koşuyor; tripod ve ek aydınlatma kullanımına izin vermiyor.

Yani bazı kamera kuralları doğrudan kalabalık yönetimi ve ziyaretçi deneyimiyle ilgili.

Türkiye’deki müzelerde durum nasıl?

Burada tek bir evrensel kural varsaymak doğru olmaz. Ziyaret edeceğiniz müzenin güncel kurallarını ayrıca kontrol etmek gerekir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmî mevzuat sayfasında yer alan, Bakanlığa bağlı müze ve mekânlarda izin gerektiren video, film ve fotoğraf çalışmalarına ilişkin yönergede; çekimin ziyareti engellememesi, güvenliğin sağlanması, eserlerin korunması ve yüksek güçlü flaş ekipmanı kullanılıp kullanılmayacağı değerlendirme ölçütleri arasında sayılıyor.

Bu yönerge özellikle izin gerektiren profesyonel veya kurumsal çekim süreçleri açısından önem taşıyor; sıradan ziyaretçinin telefonuyla çekim yapıp yapamayacağı ise müzenin güncel ziyaretçi kurallarına göre değişebilir.

Bu yüzden girişteki tabelayı veya müzenin resmî sayfasını kontrol etmek en güvenli yol.

Flaşsız telefon fotoğrafı eser için tamamen risksiz mi?

“Flaş yoksa hiçbir sorun yok” demek de fazla kesin olur.

Telefon ekranının yaydığı ışık ile güçlü bir fotoğraf flaşı aynı şey değildir; fakat müze konservasyonunun temel yaklaşımı gereksiz ışık maruziyetini azaltmaktır. Bunun yanında fotoğraf çekmek için bariyerin aşılması, esere yaklaşılması veya kalabalık bir galeride uzun süre aynı noktada durulması gibi davranışlar fiziksel güvenlik açısından daha doğrudan sorun yaratabilir.

Bu yüzden müzenin kuralı flaşsız çekime izin veriyorsa fotoğrafınızı çekebilirsiniz; izin vermiyorsa “Benim telefonumun flaşı zaten kapalı” diyerek yasağı aşmaya çalışmak doğru olmaz.

Merakça’daki Dünya Üzerinde Bulunan En Eski 9 Nesne içeriğinde yer alan yüz binlerce hatta milyonlarca yıllık buluntular düşünüldüğünde, müzelerin neden koruma konusunda bu kadar temkinli davrandığı daha anlaşılır hâle geliyor.

Mekâna göre değişen fotoğraf kurallarına ilginç bir başka örnek de Dünyanın En Korkunç Gezilecek Yerleri listemizdeki Sedlec Ossuary; buradaki fotoğraf kısıtlamasının bağlamı klasik bir sanat müzesinden oldukça farklı.

Peki akılda ne kalmalı?

Bir müzedeki “flaş yasaktır” işareti ile “fotoğraf yasaktır” işaretini aynı şey sanmayın.

Işık, hassas eserlerde gerçekten birikimli ve geri döndürülemez değişikliklere neden olabilir. Fakat bilimsel veriler, tek bir modern filtreli flaşın bir tabloyu anında bozduğu şeklindeki basit anlatımı desteklemiyor. Müzeler yine de kontrol edilemeyen toplam ışık maruziyetini azaltmak için genel flaş yasakları uygulayabilir.

Fotoğraf tamamen yasaksa işin içine ödünç eser koşulları, telif hakları, güvenlik, ziyaretçi akışı veya sergiye özgü kurallar da girmiş olabilir.

En doğru davranış ise oldukça basit: Eseri gördüğünüz anda kamerayı açmadan önce müzenin kendi fotoğraf politikasına bakmak.

Kaynakça

Bu yazıda bir hata mı fark ettiniz? Bize bildirin.

Merakça Editör Ekibi

Yazar hakkında

Merakça Editör Ekibi

Merakça Editör Ekibi; teknoloji, yaşam, kültür, seyahat, eğitim ve gündelik hayata dair merak edilen konuları araştırarak anlaşılır içerikler hazırlar. Yazılar güvenilir kaynaklardan yararlanılarak kontrol edilir ve gerektiğinde güncellenir.

Senin tepkin

Bu içerik sana nasıl hissettirdi?

Bir emoji seç; tepkin anında sayılsın.

Paylaş

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaşabilirsin.
WhatsApp’ta Paylaş
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.

İlk yorumu sen bırak

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen bırak.

Haftalık Merak

Merakını canlı tut.

Haftanın en iyi içerikleri ve yeni keşifler e-postana gelsin.