Çiçek denildiğinde akla genellikle güzel kokular, canlı renkler ve kusursuz yapraklar geliyor. Fakat doğanın bu konuda oldukça farklı fikirleri de var.
Dünyanın bazı bölgelerinde çürümüş et gibi kokan, yarasaya benzeyen, ördeği andıran hatta toprağın altından sanki başka bir gezegenden gelmiş gibi çıkan çiçekler yetişiyor. Bazıları o kadar sıra dışı görünüyor ki fotoğraflarını ilk gördüğünüzde gerçek olduklarına inanmak kolay değil.
İşte doğanın hayal gücünü biraz fazla kullandığı dünyanın en tuhaf 10 çiçeği.
Dünyanın En Tuhaf Çiçekleri
1. Rafflesia arnoldii – Dev ve Kötü Kokulu Çiçek

İlk bakışta dev bir mantarı andırıyor ancak Rafflesia arnoldii, dünyanın en sıra dışı bitkilerinden biri.
Güneydoğu Asya’nın yağmur ormanlarında yaşayan bu bitki, bilinen en büyük tekil çiçeği oluşturabiliyor. Üstelik alıştığımız bitkiler gibi belirgin yaprakları ve gövdesi de yok; yaşamını başka bitkiler üzerinde parazit olarak sürdürüyor.
Asıl tuhaflığı ise kokusu.
Rafflesia, tozlaşmasına yardımcı olacak sinekleri çekebilmek için çürümüş eti andıran oldukça ağır bir koku yayıyor. Yani görüntüsü kadar kokusu da unutulacak gibi değil.
Endonezya’nın sıra dışı doğası ilginizi çekiyorsa Dünyanın En İlginç Adaları listemize de göz atabilirsiniz.
2. Titan Arum – Ceset Çiçeği

Adı bile yeterince ürkütücü: Ceset çiçeği.
Bilimsel adı Amorphophallus titanum olan bu dev bitki, açtığında metrelerce yüksekliğe ulaşabilen olağanüstü bir çiçek yapısı meydana getiriyor.
Burada küçük bir ayrıntı var: Gördüğümüz dev yapı aslında tek bir çiçek değil, çok sayıda küçük çiçeğin oluşturduğu bir çiçek durumu.
Onu meşhur eden şey ise yine kokusu. Çürümüş et benzeri kokusuyla sinekleri ve böcekleri kendine çekiyor. Üstelik çiçek açması oldukça nadir ve bu gösterişli dönem yalnızca kısa bir süre devam ediyor.
Görmek isteyip de koklamak istemeyeceğiniz bitkilerden biri olabilir.
3. Öpücük Çiçeği – Psychotria elata

Ormanın ortasında dev bir çift kırmızı dudak görseniz muhtemelen birkaç saniye durup tekrar bakardınız.
Psychotria elata tam olarak bu görüntüye sahip.
Orta ve Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinde görülen bitkinin parlak kırmızı yapıları, açılmadan önce adeta ruj sürülmüş dudaklara benziyor.
İlginç olan ise gördüğümüz “dudakların” aslında çiçeğin kendisi olmaması. Gerçek küçük çiçekler daha sonra bu kırmızı yapıların arasından ortaya çıkıyor.
Doğanın en iyi optik illüzyonlarından biri desek pek yanlış olmaz.
4. Maymun Yüzlü Orkide – Dracula simia

Bir orkidenin ortasında size bakan küçük bir maymun yüzü olduğunu düşünün.
Ekvador’un nemli dağ ormanlarında yetişen Dracula simia, çiçeğinin merkezindeki desen nedeniyle dünyada “maymun yüzlü orkide” olarak tanınıyor.
Bazı örneklerde benzerlik o kadar belirgin ki iki göz, burun ve küçük bir ağız görüyormuşsunuz hissine kapılabilirsiniz.
Elbette bitkinin gerçekten maymuna benzemek gibi bir amacı yok. Burada biraz da insan beyninin tanıdık şekilleri farklı nesnelerde görme eğilimi devreye giriyor.
Yine de sonuç oldukça etkileyici.
5. Uçan Ördek Orkidesi – Caleana major

Avustralya’nın en ilginç bitkilerinden biri olan Caleana major birkaç santimetrelik küçük çiçeklere sahip.
Fakat çiçeğe yandan baktığınızda inanılmaz bir ayrıntı ortaya çıkıyor:
Kanatlarını açmış, uçmak üzere olan küçük bir ördek.
Bu yüzden bitki İngilizcede “Flying Duck Orchid”, yani uçan ördek orkidesi olarak biliniyor.
Özellikle koyu kahverengi ve bordo tonları, ördek siluetinin daha da belirgin görünmesini sağlıyor. Doğada yanından geçseniz fark etmeyebilirsiniz ama yakından bakınca unutması zor.
6. Siyah Yarasa Çiçeği – Tacca chantrieri

Bir çiçekten çok fantastik bir filmde karşınıza çıkabilecek yaratığa benziyor.
Tacca chantrieri, koyu mor-siyaha yakın büyük yapıları ve aşağı doğru uzanan ince iplikleriyle yarasa kanatlarını andırıyor.
Bu nedenle dünyanın birçok yerinde siyah yarasa çiçeği adıyla tanınıyor.
Güneydoğu Asya’nın tropikal bölgelerinde yetişen bitkinin uzun ince uzantıları zaman zaman onlarca santimetreye ulaşabiliyor.
Siyah çiçeklerin nadir görülmesi de görüntüyü daha etkileyici hale getiriyor.
7. Hydnora africana – Toprağın Altından Çıkan Çiçek

Listedeki en garip görüntülerden biri kesinlikle Hydnora africanaya ait.
Bitkinin büyük bölümü yaşamını toprağın altında geçiriyor. Yüzeye çıktığında ise yalnızca etli ve tuhaf görünümlü çiçeği görülüyor.
İlk bakışta bir bitkiden çok bilim kurgu filmindeki yaratığın ağzına benzediğini düşünebilirsiniz.
Güney Afrika ve çevresindeki kurak bölgelerde yaşayan Hydnora, kötü kokusuyla böcekleri kendine çekerek tozlaşmasını sağlıyor.
Doğanın güzel olmak gibi bir zorunluluğu olmadığının en iyi kanıtlarından biri.
8. Arı Orkidesi – Ophrys apifera

Bu kez kötü koku veya korkutucu bir görüntü yok.
Onun yerine küçük bir arı varmış gibi görünen son derece zarif bir orkide var.
Ophrys apifera çiçeğinin orta bölümü, renkleri ve tüylü görüntüsü sayesinde küçük bir arıyı andırıyor. Hatta çiçeği ilk kez gören birçok kişi üzerine gerçekten bir böcek konduğunu düşünebilir.
Bitkilerle böcekler arasındaki ilişki düşündüğümüzden çok daha ilginç. Bu küçük canlıların dünyasına biraz daha yakından bakmak isterseniz Arılar Hakkında Şaşırtıcı 8 Bilgi yazımıza da göz atabilirsiniz.
9. Beyaz Balıkçıl Orkidesi – Pecteilis radiata

Japonya ve Doğu Asya’nın bazı bölgelerinde görülen bu zarif orkide, kanatlarını iki yana açmış beyaz bir kuşa benziyor.
Eski bilimsel adı Habenaria radiata ile de sıkça karşılaşabileceğiniz bitkinin beyaz ve ince parçalı çiçekleri, havada süzülen bir balıkçıl kuşu görüntüsü oluşturuyor.
Listedeki diğer çiçekler biraz ürkütücü olabilir ancak bu kez doğanın ortaya çıkardığı şey son derece zarif.
Küçücük bir çiçeğin uçan bir kuşa bu kadar benzeyebilmesi gerçekten şaşırtıcı.
10. Stapelia gigantea – Deniz Yıldızına Benzeyen Çiçek

Listenin son sırasında dev bir deniz yıldızını andıran Stapelia gigantea var.
Büyük, yıldız biçimindeki çiçeğinin üzerinde ince tüyler ve kırmızımsı desenler bulunuyor. Uzaktan bakıldığında oldukça güzel görünebilir.
Ancak fazla yaklaşmadan önce bilmeniz gereken bir şey var.
Bu bitki de çürümüş et kokusunu taklit eden türlerden biri. Kokunun amacı sinekleri çiçeğe çekerek tozlaşmaya yardımcı olmalarını sağlamak.
Yani güzel görüntüsünün arkasında pek romantik olmayan bir sürpriz saklıyor.
Doğa Neden Böyle Tuhaf Çiçekler Üretiyor?
Aslında bu çiçeklerin çoğundaki sıra dışı özelliklerin arkasında oldukça mantıklı nedenler var.
Bazıları kötü kokularla sinek ve böcekleri kendine çekiyor, bazıları belirli canlıları andıran şekilleriyle çevresindeki ekosisteme uyum sağlıyor. Renkler, kokular ve biçimler milyonlarca yıllık evrimsel süreçlerin sonucunda ortaya çıkıyor.
Bu yüzden bize “tuhaf” görünen bir özellik, bitki için son derece işe yarar olabiliyor.
Doğanın sıra dışı renkleri de ilginizi çekiyorsa Dünyanın En Renkli Gölleri yazısındaki manzaralar en az bu çiçekler kadar şaşırtıcı. Volkanların geride bıraktığı manzaralar içinse Dünyanın En Güzel Krater Gölleri listesine geçebilirsiniz. Doğanın tuhaf görünümlü canlıları yalnızca çiçeklerle sınırlı değil; dünyanın en inanılmaz mantarları listemizde de şaşırtıcı türler var.
Görünen o ki doğa söz konusu olduğunda “Bu kadarı da gerçek olamaz” demek biraz riskli.
Çünkü çoğu zaman gerçek.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.