Bir deprem oluyor; telefona bakıyorsunuz, AFAD 5,8 yazıyor. Birkaç dakika sonra Kandilli Rasathanesi için 5,9 ya da 6,0 değeri paylaşılıyor. Sosyal medyada da hemen aynı soru ortaya çıkıyor: “Aynı depremse neden rakamlar farklı, hangisine inanacağız?”
Bu fark çoğu zaman kurumlardan birinin yanlış ölçüm yaptığı anlamına gelmiyor. Deprem büyüklüğü doğrudan bir cetvelle ölçülmüyor; sismik kayıtlar kullanılarak hesaplanıyor. Kullanılan istasyonlar, hesaplama yöntemi, büyüklük türü ve o anda sisteme ulaşan veri miktarı değiştiğinde sonuçta birkaç ondalık fark görülebiliyor. Depremle ilgili pratik hazırlık tarafında DASK nedir ve neleri kapsar yazımızı; telefon tarafında ise deprem uyarısı neden gelmedi rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kısa Cevap: AFAD ve Kandilli Aynı Depremi Farklı Yöntemlerle Hesaplayabilir
Bir depremin fiziksel olarak tek bir kaynağı vardır; fakat bu depremin büyüklüğü için yapılan sayısal tahminler birbirinden biraz farklı çıkabilir.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), aynı deprem için farklı kurumların yayımladığı büyüklük değerlerinde 0,2–0,3 birimlik farklılıkların iyi kaydedilmiş depremlerde bile görülebildiğini belirtiyor. Bunun temel nedenleri arasında kullanılan yöntem, mevcut veri, yer modeli ve veri işleme teknikleri bulunuyor.
Yani AFAD’ın 5,8, Kandilli’nin 5,9 açıklaması tek başına “biri yanlış” sonucuna götürmez.
Asıl bakılması gereken, rakamın yanında hangi büyüklük türünün yazdığı ve açıklamanın ilk otomatik çözüm mü yoksa daha sonra incelenmiş bir sonuç mu olduğudur.
ML, Mw, MD Ne Demek? Rakamların Yanındaki Harf Önemli

Deprem haberlerinde yalnızca rakama bakmak en yaygın hatalardan biri.
AFAD’ın afet terimleri sözlüğünde depremin büyüklüğünün farklı sismik dalga verileri ve hesaplama yöntemleri kullanılarak belirlenebildiği; Md, Ms, ML, Mb ve Mw gibi farklı büyüklük türlerinin bulunduğu belirtiliyor.
Kandilli’nin son depremler tablosunda da büyüklükler MD, ML ve Mw başlıkları altında ayrı ayrı gösterilebiliyor.
Burada iki kavram özellikle karşımıza çıkıyor.
ML (Local Magnitude / Yerel Büyüklük): Richter tarafından geliştirilen yerel büyüklük yaklaşımıyla ilişkili bir ölçüdür. Daha çok yerel ve bölgesel depremlerin sismogramlarındaki dalga genliklerinden hesaplanır.
Mw (Moment Magnitüdü): Deprem kaynağındaki kırılmanın fiziksel özellikleriyle ilişkili sismik momente dayanır. Büyük depremlerin büyüklüğünü ifade etmek için bugün yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir.
Bu yüzden “AFAD 4,9 dedi, Kandilli 5,1 dedi” karşılaştırması yapılmadan önce bir tarafta ML, diğer tarafta Mw yazıp yazmadığına bakmak gerekir. Aynı büyüklük türünü göstermeyen iki rakamı doğrudan karşılaştırmak yanıltıcı olabilir.
İstasyonların Farklı Olması Sonucu Değiştirebilir
Deprem meydana geldiğinde yer hareketleri çevredeki sismik istasyonlar tarafından kaydedilir.
AFAD, Türkiye Deprem İzleme Ağı’ndan aldığı verileri eş zamanlı olarak otomatik sistemlerle değerlendiriyor. Kurumun kendi açıklamasına göre istasyonlardan toplanan veriler SeisComP sistemi aracılığıyla otomatik olarak işleniyor; ardından uzmanlar tarafından manuel değerlendirme de yapılıyor.
Kandilli Rasathanesi de Türkiye’nin farklı bölgelerinde kendi sismik ağını işletiyor. Kandilli’nin yayımladığı güncel istasyon listesinde farklı şehirlerde bulunan hızölçer ve ivmeölçer istasyonları görülebiliyor.
İki kurumun kullandığı istasyon kümesi, istasyonların deprem merkezine uzaklığı, seçilen kayıtlar ve hesaplamada kullanılan yer modelleri aynı olmak zorunda değil.
USGS de aynı büyüklük türü hesaplanırken bile farklı kurumların kullandığı Dünya modelleri, veri miktarı ve veri işleme yöntemlerinin sonuçlarda küçük farklılıklara yol açabileceğini belirtiyor.
Depremden Sonraki İlk Rakam Neden Sonradan Değişiyor?
Depremden saniyeler veya birkaç dakika sonra herkes bilgi bekliyor. Fakat tam da bu sırada sistem henüz bütün veriyi toplamamış olabilir.
Bu nedenle ilk açıklanan değerler hızlı çözümler olabilir.
Kandilli, “Otomatik Çözümler” bölümündeki verilerin SeisComP yazılımı tarafından üretildiğini ve bunların sismolog incelemesinden geçmemiş hızlı, ön sonuçlar olduğunu açıkça belirtiyor.
AFAD’da da benzer şekilde otomatik çözümün ardından uzmanların deprem sinyallerini manuel olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Kurum, manuel değerlendirmeyle deprem parametrelerinin yeniden incelendiğini ve kamuoyuna sonuç aktarıldığını açıklıyor.
USGS’nin sisteminde de aynı süreç görülüyor. İlk büyüklük değeri yayımlandıktan sonra daha fazla istasyondan veri geldikçe büyüklük ve konum yeniden hesaplanabiliyor; bazı depremlerde güncellemeler saatler, hatta arşiv çalışmaları sırasında daha uzun süre devam edebiliyor.
Bu nedenle depremden iki dakika sonra gördüğünüz rakam ile yarım saat sonra gördüğünüz değer aynı olmayabilir.
Bu, depremin büyüdüğü veya küçüldüğü anlamına gelmez. Değişen şey deprem değil, eldeki veriler kullanılarak yapılan büyüklük tahminidir.
AFAD 5,9 Kandilli 6,1 Açıklarsa Hangisi Doğru?
Burada tek başına büyük olan sayıyı seçmek de küçük olanı “daha gerçekçi” kabul etmek de doğru değil.
Önce şu üç bilgiye bakmak gerekir:
Rakamların ikisi de aynı büyüklük türü mü? Örneğin ikisi de Mw mı, yoksa biri ML diğeri Mw mı?
Paylaşılan sonuçlar ilk otomatik değerler mi, yoksa uzman incelemesinden geçmiş mi?
Değerler daha sonra güncellenmiş mi?
Aynı yöntemle hesaplanan nihai sonuçlarda küçük farklılıklar devam edebilir. Sismolojik hesaplamanın doğasında belirli bir belirsizlik bulunur.
Bu nedenle 5,9 ve 6,0 gibi değerleri görüp “gerçek deprem 5,95’ti” diye ortalamasını almak da bilimsel bir yöntem değildir.
Türkiye’de Resmî Olarak Hangi Kurumun Açıklaması Esas Alınır?
Burada bilimsel ölçüm ile resmî bilgilendirmeyi birbirinden ayırmak gerekiyor.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde çalışan ve deprem gözlemleri konusunda uzun yıllardır veri üreten bilimsel bir kurumdur. Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi deprem ve tsunami gözlemlerini 7/24 sürdürüyor.
AFAD ise Türkiye’deki afet yönetiminden sorumlu kamu kurumudur. AFAD’ın kendi açıklamasında, Türkiye Deprem Veri Merkezi kapsamında depremlerle ilgili resmî bilgilendirme yetkisinin mevzuat çerçevesinde AFAD’a verildiği belirtiliyor.
Bu yüzden acil durum, kamu duyurusu ve resmî bilgilendirme açısından AFAD açıklamalarının esas alınması gerekir.
Bu durum “Kandilli’nin ölçümü yanlıştır” anlamına gelmez. Kandilli’nin verileri bilimsel ve akademik açıdan değer taşır; iki kurumun sonuçları farklı veri ve analiz süreçlerinden gelebilir.
“Richter Ölçeğine Göre” Demek Her Zaman Doğru mu?
Haberlerde hâlâ sık sık “Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem” ifadesi kullanılıyor.
Ancak bütün deprem büyüklüklerini tek bir “Richter” değeri gibi düşünmek doğru değil.
Kandilli kendi bilgi sayfasında Richter-ML’nin yanında mb, MS ve Mw gibi farklı büyüklük yöntemlerini de sıralıyor. AFAD da farklı magnitüd hesaplama yöntemlerinin bulunduğunu açıkça belirtiyor.
Bu nedenle haber veya deprem uygulamasında yalnızca sayıya değil, mümkünse yanında bulunan ML, Mw, mb veya benzeri büyüklük türüne de bakmak daha doğru bilgi verir.
Depremin Büyüklüğü ile Şiddeti de Aynı Şey Değil
Bir başka karışıklık da “6 büyüklüğünde” ile “6 şiddetinde” ifadelerinin aynı anlamda kullanılması.
Büyüklük, depremin kaynağıyla ilgili aletsel bir ölçüdür. Şiddet ise depremin belirli bir yerde insanlar, yapılar ve çevre üzerindeki etkisini anlatır.
AFAD da bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu; aynı büyüklükteki bir depremin derinlik, uzaklık ve yapı özellikleri nedeniyle farklı yerlerde farklı etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
Bu yüzden “Ben çok şiddetli hissettim, açıklanan büyüklük kesin yanlış” çıkarımı da doğru değildir.
AFAD mı Kandilli mi? Rakamdan Önce Etikete Bakın
Aynı deprem için AFAD ve Kandilli’nin birkaç ondalık farklı büyüklük açıklaması olağandışı bir durum değil. Fark bazen kullanılan büyüklük türünden, bazen istasyonlardan gelen verilerden, bazen hesaplama modelinden, bazen de ilk açıklamanın henüz ön değerlendirme olmasından kaynaklanabilir.
Depremden hemen sonra iki farklı rakam gördüğünüzde “hangisi yalan söylüyor?” diye düşünmek yerine önce ML mi Mw mı, ardından da değerin ön sonuç mu güncellenmiş çözüm mü olduğuna bakmak daha anlamlıdır.
Türkiye’deki resmî afet bilgilendirmeleri için AFAD takip edilir; Kandilli’nin ölçümleri ise depremi farklı bir sismolojik ağ ve bilimsel değerlendirme açısından izlemek için önemli bir kaynaktır.
Kaynakça
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı AFAD, Açıklamalı Afet Yönetimi Terimleri Sözlüğü. AFAD kaynağı
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Genel Bilgiler – Depremin Magnitüdü. Kandilli Rasathanesi
U.S. Geological Survey, Why do USGS earthquake magnitudes differ from those published by other agencies? USGS açıklaması
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.