Bilim 8 dk

Bir Şarkı Neden Kafamıza Takılır? Aynı Melodi Saatlerce Neden Tekrar Eder?

Bir şarkı neden saatlerce zihnimizde dönüp durur? Bilim insanlarının “earworm” dediği bu ilginç durumun hafıza, melodi ve dikkatle bağlantısını keşfedin.

Şarkı çoktan bitmiştir. Kulaklık çıkmıştır, telefon sessizdir, hatta aradan saatler geçmiştir. Fakat nakaratın birkaç saniyelik bölümü hâlâ zihninizde dönüp durur:

Aynı söz. Aynı melodi. Başa sarıp yeniden aynı yer.

Üstelik çoğu zaman bunu bilinçli olarak yapmazsınız. Psikolojide bu deneyim istemsiz müzikal imgeleme veya İngilizce adıyla involuntary musical imagery (INMI) olarak inceleniyor. Günlük dilde ise “earworm”, yani kabaca “kulak kurdu” adıyla biliniyor.

Peki beynimiz neden bütün şarkıyı değil de birkaç saniyelik bir bölümü tekrar tekrar oynatıyor?

Şarkının kafaya takılması aslında nedir?

Aynı şarkının zihninde tekrar etmesini simgeleyen müzik notalarıyla çevrili kişi

Kafaya takılan şarkıda dışarıdan gerçekten müzik gelmez. Zihin, daha önce duyduğu müziğin bir bölümünü kendiliğinden yeniden oluşturur.

Bu nedenle olay yalnızca “şarkıyı hatırlamak” değildir. Bir şarkının adını veya sözlerini düşünmeye bilinçli olarak çalışmakla, markette gezerken bir anda nakaratın zihninizde çalmaya başlaması aynı deneyim değildir.

Bilimsel araştırmalarda ikinci durum istemsiz müzikal imgeleme olarak tanımlanıyor.

Psychonomic Bulletin & Review dergisinde yayımlanan kapsamlı bir istemsiz müzikal imgeleme araştırmaları derlemesi, bu deneyimin çoğunlukla kısa bir müzik parçasının bilinçli bir çaba olmadan ortaya çıkıp tekrar etmesi biçiminde yaşandığını gösteriyor.

Yani zihninizin aynı beş saniyeyi döndürmesi olağan dışı bir durum değil; araştırmacıların yıllardır incelediği oldukça yaygın bir bilişsel deneyim.

Peki neden bazı şarkılar kafaya daha kolay takılıyor?

Tek bir nedeni yok.

Araştırmalar; şarkıyla ne kadar yakın zamanda karşılaştığımızın, parçanın ne kadar tanıdık olduğunun ve melodinin yapısının birlikte etkili olabileceğini gösteriyor.

En basit tetikleyicilerden biri yakın zamanda şarkıya maruz kalmak.

Sabah radyoda duyduğunuz bir parça, sosyal medyada tekrar tekrar kullanılan kısa bir müzik veya gün içinde birkaç kez karşılaştığınız reklam melodisi daha sonra dışarıdan hiçbir müzik gelmediği hâlde tekrar zihninize gelebilir.

Üstelik parçayı özellikle sevmeniz şart değildir.

Bir şarkının popüler ve sık duyulan olması, zihinsel olarak daha ulaşılabilir hâle gelmesine yardımcı olabilir.

Bazı melodilerin yapısı da daha “yapışkan”

Her şarkı aynı ölçüde kafaya takılmıyor.

Müzik bilişi üzerine yapılan araştırmalarda sık bildirilen earworm şarkılarının bazı ortak melodik özellikleri olduğu görülüyor. Özellikle genel melodik şekli kolay takip edilen fakat içinde biraz ayırt edici hareket bulunan parçaların akılda kalma ihtimali artabiliyor.

Buradaki ince nokta şu: Melodinin tamamen basit olması gerekmiyor.

Araştırmalar daha çok tanıdık bir yapı ile dikkat çekici birkaç özelliğin birleşimine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle beyin melodinin büyük bölümünü kolayca takip ederken bazı noktalar şarkıyı diğerlerinden ayırıyor.

Hızlı tempolu ve popüler şarkıların da araştırmalarda daha sık earworm olarak bildirildiği görülmüş durumda.

Bu nedenle yıllardır dinlemediğiniz sıradan bir parçanın değil de güçlü bir nakaratı olan şarkının zihninize yapışması tamamen tesadüf olmayabilir.

Neden bütün şarkı değil de hep aynı bölüm tekrar ediyor?

Earworm deneyimlerinin en dikkat çekici tarafı tam da bu.

Zihin çoğunlukla şarkının tamamını baştan sona çalmaz. Nakarattan birkaç kelime, belirgin bir melodi veya ritmik bir bölüm döngüye girer.

Bunun nedenlerinden biri müzikal hafızanın bütün parçayı tek blok hâlinde saklamak zorunda olmamasıdır. Bir şarkının bazı bölümleri diğerlerinden çok daha güçlü ipuçlarına dönüşebilir.

Örneğin şarkının adı unutulmuş olabilir ama nakarat hâlâ kusursuz biçimde hatırlanabilir.

Hatta yapılan çalışmalar insanların zihninde kendiliğinden beliren şarkıların temposunu şaşırtıcı ölçüde doğru hatırlayabildiğini gösteriyor. Yani zihnimizdeki müzik yalnızca belirsiz bir anı değildir; bazı özellikleri oldukça ayrıntılı biçimde yeniden üretilebilir.

“Beyin şarkıyı tamamlamak istediği için takılıyor” açıklaması doğru mu?

Kulaklıklarını çıkardıktan sonra zihninde bir melodiyi hatırlayan kişi

İnternette sık karşılaşılan açıklamalardan biri şu:

“Şarkının bir kısmını duyduğunuzda beyin yarım kalan işi tamamlamak ister. Bu yüzden şarkı kafanıza takılır.”

Bu açıklama kulağa mantıklı gelse de earworm araştırmalarını tek başına açıklayan kanıtlanmış bir mekanizma olarak sunmak doğru değil.

Şarkılar tamamen dinlendikten sonra da kafaya takılabilir.

Üstelik araştırmalar; yakın zamanda müzik dinleme, çağrışımlar, kişinin yaptığı etkinlik, müzikal özellikler ve zihnin serbestçe dolaşmasına izin veren durumlar gibi birçok farklı etkenin rol oynayabileceğini gösteriyor.

Dolayısıyla olay “beyin yarım kalan şarkıyı bitirmeye çalışıyor” kadar basit görünmüyor.

Duşta, yürürken veya boş boş otururken neden daha çok oluyor?

Bazen bütün gün hiçbir şey olmaz; sonra bulaşık yıkarken bir şarkı aniden ortaya çıkar.

Bu da araştırmalarla uyumlu bir gözlem.

Günlük yaşamı takip eden deneyim örnekleme çalışmalarında kişinin o sırada yaptığı aktivite ile mind wandering, yani zihnin yaptığı işten uzaklaşıp serbestçe başka düşüncelere kayması arasında ilişki bulunuyor. Bu durum istemsiz müzikal imgelerin ortaya çıkmasına da alan açabiliyor.

Yoğun bir hesaplama yaparken veya dikkatinizi tamamen isteyen bir işle uğraşırken zihnin başka yerlere gitmesi daha zordur.

Duş almak, yürümek, toplu taşımada oturmak veya rutin ev işleri yapmak gibi otomatikleşmiş faaliyetlerde ise zihinsel alan daha fazla olabilir.

Tam o boşlukta birkaç saat önce duyduğunuz nakarat yeniden sahneye çıkabilir.

Bir kelime bile şarkıyı yeniden başlatabilir

Earworm’ların ilginç taraflarından biri de yalnızca müzikle tetiklenmemeleri.

Bir isim, mekân, cümle, duygu veya anı daha önce dinlediğiniz bir şarkıyla bağlantılıysa melodiyi yeniden çağırabilir.

Birinin günlük konuşmada söylediği tek bir kelime, o kelimenin geçtiği şarkının nakaratını zihninizde başlatabilir.

Bu nedenle bazen:

“Bu şarkı nereden çıktı şimdi?”

diye düşünürüz.

Aslında birkaç saniye önce fark etmeden karşılaştığımız bir çağrışım melodiyi harekete geçirmiş olabilir.

Kafaya takılan şarkıdan nasıl kurtulabiliriz?

Çoğu earworm zararsızdır ve kendiliğinden kaybolur. Bu nedenle her seferinde zihinden zorla çıkarmaya çalışmak gerekmez.

PLOS ONE’da yayımlanan Sticky Tunes araştırmasında, insanların kafalarına takılan şarkılara nasıl tepki verdiği incelendi. Katılımcıların bildirdiği stratejiler arasında şarkıyı gerçekten dinlemek ve dikkati başka bir müziksel veya sözel etkinliğe yöneltmek de bulunuyordu.

Pratikte şu yöntemler denenebilir:

  • Şarkının kendisini bir kez baştan sona dinlemek,
  • Başka bir müzik açmak,
  • Konuşma, okuma veya bulmaca gibi dikkati başka yere taşıyan bir işe geçmek,
  • Melodiyi zorla bastırmaya çalışmak yerine bir süre önemsememek.

Burada herkeste çalışan tek bir “earworm silme düğmesi” yok.

Hatta bazı araştırmalar düşünceyi zorla bastırmaya çalışmanın her zaman başarılı olmadığını gösteriyor. Bazen şarkıyla savaşmayı bırakmak, sürekli “Aklımdan çıkmalı” diye düşünmekten daha kolay olabilir.

Şarkının kafaya takılması normal mi?

Çoğu durumda evet.

İstemsiz müzikal imgeleme sağlıklı kişilerde görülen günlük bir zihinsel deneyim olarak araştırılıyor ve insanların önemli bir bölümü bunu zaman zaman yaşıyor.

Ayrıca kafanızdaki melodinin zihninizde olduğunu bilmeniz önemli bir ayrımdır.

Earworm sırasında insan genellikle “Bu şarkı kafamda çalıyor” diye düşünür. Müziğin odadaki bir hoparlörden veya dışarıdaki gerçek bir kaynaktan geldiğine inanmaz.

Bir melodiyi dışarıdan gerçekten geliyormuş gibi duymak ise bilimsel olarak farklı bir deneyimdir ve sıradan earworm ile aynı kategoriye konmaz.

Çoğumuz için kafaya takılan şarkı, beynin bozulduğunu gösteren gizemli bir hata değil. Hafızanın, müzik algısının, çağrışımların ve kendiliğinden ortaya çıkan düşüncelerin ilginç bir kesişim noktası.

Belki de asıl şaşırtıcı olan şarkının kafamıza takılması değil; ortada hiçbir hoparlör yokken beynimizin birkaç saniyelik müziği bu kadar canlı biçimde yeniden çalabilmesi.

Kaynakça

Liikkanen, L. A., & Jakubowski, K. (2020). Involuntary musical imagery as a component of ordinary music cognition: A review of empirical evidence. Psychonomic Bulletin & Review, 27, 1195–1217.
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32583211/

Williamson, V. J., Liikkanen, L. A., Jakubowski, K., & Stewart, L. (2014). Sticky Tunes: How Do People React to Involuntary Musical Imagery? PLOS ONE, 9(1), e86170.
https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0086170

Senin tepkin

Bu içerik sana nasıl hissettirdi?

Bir emoji seç; tepkin anında sayılsın.

Paylaş

Bu yazıyı faydalı bulduysan paylaşabilirsin.
WhatsApp’ta Paylaş
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.

İlk yorumu sen bırak

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen bırak.

Haftalık Merak

Merakını canlı tut.

Haftanın en iyi içerikleri ve yeni keşifler e-postana gelsin.