Bebeğiniz sabah uyanıyor, besleniyor, oyun oynuyor ve bir süre sonra gözlerini ovuşturmaya başlıyor. “Tam uyuyacak” derken yatağa koyduğunuz anda ağlıyor, doğruluyor veya yeniden oyun istemeye başlıyor. Birkaç denemeden sonra gündüz uykusu tamamen kaçabiliyor.
Bebeğin gündüz uyumak istememesi her zaman “uykusu yok” anlamına gelmez. Bazen tam tersine fazla yorulmuş olabilir. Bazen uyku saati erkendir, bazen çevre fazla hareketlidir, bazen de bebeğin uyku ihtiyacı büyüdükçe değişmeye başlamıştır.
Önce şu ayrımı yapın: Uykusu mu yok, yoksa fazla mı yoruldu?

Gündüz uykusu konusunda ebeveynleri en çok yanıltan durum budur.
Bebek yeterince yorulmadan uyutulmaya çalışılırsa yatağında oyalanabilir, etrafı inceleyebilir ve uyumaya direnebilir. Ancak uyku zamanı fazla geciktirilirse bu kez bebeğin daha kolay uyuyacağı düşünülürken tam tersi olabilir.
Fazla yorulan bazı bebekler:
- daha huzursuz olabilir,
- uykuya dalmakta zorlanabilir,
- kısa süre uyuyup uyanabilir,
- kucakta sakinleşip yatağa bırakıldığında yeniden ağlayabilir.
Bu nedenle “Ne kadar yorulursa o kadar iyi uyur” yaklaşımı bebeklerde her zaman işe yaramaz.
Burada saate körü körüne bağlı kalmaktan çok bebeğin davranışlarını takip etmek daha kullanışlıdır.
Bebeğin uyku işaretlerini kaçırıyor olabilir misiniz?
Esneme, göz ovuşturma ve huzursuzluk herkesin bildiği uyku belirtileridir. Fakat bazı bebekler bunlardan önce daha ince işaretler gösterebilir.
Oyuna ilgisinin azalması, bakışlarının dalması, hareketlerinin yavaşlaması veya ebeveyne daha fazla sokulması uykuya yaklaşmanın erken belirtileri olabilir.
Uyku girişimi bu aşamada başladığında bebeğin sakinleşmesi daha kolay olabilir.
Bebek belirgin biçimde ağlamaya, kendini geriye atmaya veya her şeye tepki vermeye başladıysa uyku penceresi geçmiş olabilir.
Bu her çocukta aynı dakikada gerçekleşmez. Bebeğin yaşı ilerledikçe uyanık kalabildiği süre de genellikle uzar.
Yaş ilerledikçe gündüz uykusu düzeni değişir

Bebeklerin uyku ihtiyacı sabit değildir.
NHS, bebeklerin uyku düzenlerinin büyüdükçe değiştiğini ve toplam uyku ihtiyacının bebekten bebeğe farklılık gösterebildiğini belirtiyor. Yenidoğan döneminde uyku gün içine dağılmış çok sayıda kısa bölümden oluşabilirken ilerleyen aylarda gece uykusu uzayıp gündüz uykularının sayısı azalabilir.
Bu yüzden birkaç ay önce günde üç kez rahatça uyuyan bir bebeğin artık üçüncü uykuyu reddetmesi her zaman bir uyku problemi değildir.
Bazen bebeğin yeni bir düzene geçtiğinin işaretidir.
Örneğin gündüzün son uykusunu sürekli reddeden, buna rağmen akşam saatine kadar çok huzursuz olmayan bir bebekte o uykuya olan ihtiyaç azalmış olabilir.
Fakat bebeğin bütün gündüz uykularını birden reddetmesi farklı değerlendirilmelidir.
“Uyumuyor” derken aslında uyku saatini yanlış mı seçiyoruz?
Gündüz uykusunda yalnızca toplam uyku süresine bakmak yeterli değildir. Uyku denemesinin ne zaman yapıldığı da önemlidir.
Bebek yatağa bırakıldıktan sonra uzun süre neşeyle oynuyor ve hiç uyku belirtisi göstermiyorsa biraz erken denenmiş olabilir.
Buna karşılık yatağa götürülene kadar çok huzursuzlaşıyor, ağlıyor ve sakinleşmekte zorlanıyorsa uyku saati fazla gecikmiş olabilir.
Bir iki günlük gözlem yerine birkaç gün boyunca şu üç noktayı takip etmek daha anlamlıdır:
Bebeğin sabah kaçta uyandığı, ne zaman ilk uyku belirtilerini gösterdiği ve uykuya gerçekten hangi saatte daldığı.
Bu basit takip, internetten bulunan standart bir uyku çizelgesinden çoğu zaman daha fazla fikir verebilir. Çünkü aynı yaştaki iki bebeğin uyku ihtiyacı ve uyanık kalabildiği süre birebir aynı değildir.
Oda fazla aydınlık veya hareketli olabilir
Bazı bebekler ilk aylarda televizyon sesi, konuşma veya gün ışığı varken kolayca uyuyabilir. Çevreye ilgileri arttıkça aynı ortam dikkat dağıtmaya başlayabilir.
Bebek yatağında uyumak yerine perdeyi, oyuncakları veya odada hareket eden kişileri takip ediyorsa ortamı biraz sakinleştirmek işe yarayabilir.
Gündüz uykusu için odanın gece kadar karanlık olması şart değildir. Ancak parlak güneş, sürekli ses veya yoğun hareket bebeğin uykuya geçmesini zorlaştırabilir.
Oda sıcaklığı da rahatlığı etkileyebilir. Özellikle sıcak günlerde bebeğin terlemesi ve huzursuz olması uykuya geçişi zorlaştırabilir. Merakça’daki bebekli evde klima ve oda sıcaklığı rehberinde uyku ortamının sıcaklığıyla ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıca anlattık.
Uyku gerilemesi gündüz uykularını da etkileyebilir
Bebeğiniz daha önce düzenli gündüz uykuları yaparken birkaç gün içinde birden uyumayı reddetmeye başladıysa gelişimsel değişiklikler de etkili olabilir.
Yeni hareket becerileri, çevreye artan ilgi ve uyku döngülerindeki değişimler dönemsel olarak gündüz uykularını bozabilir.
Merakça’daki bebeklerde uyku gerilemesi yazısında anlattığımız gibi, bu dönemlerde yalnızca gece uyanmaları değil, gündüz uykularının kısalması veya uykuya dalmanın zorlaşması da görülebilir.
Dolayısıyla birkaç günlük değişikliği hemen kalıcı bir uyku problemi olarak değerlendirmek gerekmez.
Diş çıkarma veya başka bir rahatsızlık olabilir mi?
Gündüz uykusunu reddetme bazen uyku düzeninden çok bebeğin o gün nasıl hissettiğiyle ilgilidir.
Diş çıkarma sırasında diş etindeki hassasiyet, burun tıkanıklığı veya hafif bir hastalık bebeğin rahatlamasını zorlaştırabilir.
Diş çıkarma dönemindeyse salya artışı, çiğneme isteği ve diş eti hassasiyeti gibi başka işaretler de görülebilir. Bu belirtilerin nasıl ayırt edilebileceğini bebeklerde diş çıkarma belirtileri yazımızda detaylandırdık.
Yalnızca uyumuyor olması ise tek başına diş çıkardığını göstermez.
Her gündüz uykusunu uzun tutmaya çalışmayın
Bazı ebeveynler 20–30 dakika sonra uyanan bebeği mutlaka yeniden uyutmaya çalışır. Oysa kısa gündüz uykuları özellikle küçük bebeklerde görülebilir.
American Academy of Pediatrics’in ebeveynlere yönelik HealthyChildren kaynağı, yenidoğanların henüz düzenli uyku döngülerine sahip olmadığını ve uyku ihtiyaçlarının bebekler arasında değişebildiğini vurguluyor.
Burada bir uykunun dakikasından çok 24 saatin bütününe bakmak gerekir.
Bebek gün boyunca ve gece yeterli toplam uyku alıyor, uyandığında genel olarak keyifli ve gelişimi normal ilerliyorsa her kısa gündüz uykusunu tek başına problem olarak görmek doğru olmayabilir.
Gündüz uykusunu kolaylaştırmak için ne denenebilir?
Büyük değişiklikler yapmak yerine birkaç gün boyunca tutarlı ve basit bir düzen denenebilir.
Uyku öncesinde ortamı sakinleştirmek, hareketli oyunu azaltmak ve her uykudan önce benzer birkaç adım uygulamak bebeğe yaklaşan uyku zamanını hatırlatabilir.
Örneğin perdeyi biraz kapatmak, kısa süre kucakta sakinleşmek ve ardından yatağa geçmek yeterli olabilir.
American Academy of Pediatrics, özellikle yaklaşık 4. aydan sonra bebeği tamamen uyuduktan sonra değil, uykulu fakat henüz uyanıkken yatağa bırakmanın kendi kendine uykuya geçiş becerisini destekleyebileceğini belirtiyor.
Ancak bunu bebeğin ağlamasına rağmen zorla uygulanan bir yöntem gibi düşünmemek gerekir. Her bebeğin uykuya geçiş biçimi farklıdır.
Gündüz uykusunu tamamen bırakıyor olabilir mi?
Bebek büyüdükçe gündüz uykularının sayısı azalır ancak özellikle ilk yaşlarda gündüz uykusuna ihtiyaç bir anda tamamen ortadan kalkmaz.
Bu nedenle küçük bir bebeğin birkaç gün uyumaması “artık gündüz uykusuna ihtiyacı yok” şeklinde yorumlanmamalıdır.
Daha anlamlı işaret, belirli bir uykunun birkaç hafta boyunca sürekli reddedilmesine rağmen bebeğin günün geri kalanını belirgin yorgunluk yaşamadan sürdürebilmesidir.
Uyku sayısındaki geçişler genellikle bir günde gerçekleşmez. Bazı günler eski düzen, bazı günler yeni düzen görülebilir.
Ne zaman çocuk doktoruyla görüşmek gerekir?
Gündüz uykusunun değişmesi çoğu zaman tek başına hastalık belirtisi değildir.
Ancak bebeğin uyku düzenindeki belirgin değişikliğe beslenme güçlüğü, ateş, alışılmadık halsizlik, sürekli ve teskin edilemeyen ağlama, nefes almada güçlük veya genel durumunda fark edilir bozulma eşlik ediyorsa doktor değerlendirmesi gerekir.
Uyku sorunu uzun süre devam ediyor ve bebeğin hem gündüz hem gece toplam uykusu belirgin biçimde azalıyorsa da çocuk doktoruyla görüşmek uygun olur.
Bebeğin gündüz uyumaması her zaman uyku problemi değildir
Bebeğiniz gündüz uykusunu reddediyorsa önce “Nasıl uyutabilirim?” sorusundan önce “Uyku zamanını doğru mu yakalıyorum?” sorusunu sormak daha faydalıdır.
Bazen bebeğin henüz uykusu gelmemiştir. Bazen fazla yorulmuştur. Bazen bir gündüz uykusuna olan ihtiyacı azalmaya başlamıştır; bazen de uyku gerilemesi, diş çıkarma veya çevresel koşullar geçici olarak düzeni bozuyordur.
Bir gün yerine birkaç günlük tabloya bakmak, bebeğin kendi uyku işaretlerini takip etmek ve yalnızca saat çizelgesine bağlı kalmamak çoğu aile için daha anlamlı bir başlangıçtır.
Yorumlar Sen ne düşünüyorsun? Okumak veya yorum yazmak için tıkla.